• Zeki Demirkubuz’un yeni sergisi CerModern’de

    CerModern, Art On iş birliğiyle, 1–30 Kasım 2025 tarihleri arasında usta yönetmen Zeki Demirkubuz’un “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir” başlıklı solo sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının farklı coğrafyalarda çektiği karelerden oluşan seçki, yalnızlık temasını yalın, müdahalesiz ve sahici bir bakışla ele alıyor.

    Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanat merkezlerinden CerModern, Kasım ayı boyunca Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un fotoğraflarını Ankara sanatseverleriyle buluşturuyor.

    Küratörlüğünü Ebru Yılmaz’ın yaptığı “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir” başlıklı sergi, yönetmenin sinemasında iz bırakan içe dönük ve sahici anlatım dilini bu kez fotoğraf kareleri üzerinden görünür kılıyor.

    Demirkubuz, sabitlenmiş karelerle farklı coğrafyalara yayılmış anları kullanarak yalnızlık bağlamında düşünsel bir alan açıyor. Sergide yer alan seçki, dramatik yapı ve görsel yönlendirmelerden uzak durarak, yalın ve müdahalesiz bir bakışın izini sürüyor.

    Fotoğraflar, herhangi bir anlatıya yaslanmadan yalnızlığın doğrudanlığıyla var oluyor; izleyiciye söz üretmeyen ama duygu taşıyan bir sessizlikten süzülen anlarla karşılaşma zemini sunuyor.

    Hazırlıksız, biçim verilmemiş haller; çevre, boşluk ve ışıkla kurulan ilişkiler; yönetmenin Avrupa, Amerika, Asya coğrafyalarını taradığı karelerle yalnızlık bakışını belirginleştiriyor. Bu bakışta poz yok, duruş var.

    Demirkubuz’un sinemasındaki içe dönük tavır, fotoğraflarında “anlatısızlık” olarak yeniden tanımlanıp içselleştirilmiş bir sahicilik prensibine tutunuyor. Zamanın askıya alındığı, akışı var eden yansımalar; izleyiciyi yalnızlıkla bireysel bir sorgu alanına davet ediyor.

    “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir”, Zeki Demirkubuz ve küratör Ebru Yılmaz’ın yalınlığı estetik bir tercih olmaktan öte, bakışın etik bir disiplini olarak ele aldıkları bir yalnızlık anlatısının seçkisini sunuyor.

    Sergi, 30 Kasım’a kadar pazartesi günleri hariç haftanın her günü 10:00 – 19:00 saatleri arasında görülebilecek.

  • Roberto Bolaño’nun “Üçüncü Reich”ı yayımlandı

    Susan Sontag’ın, “Kendi kuşağının en etkili ve hayranlık uyandıran romancısı,” olarak tanımladığı Roberto Bolaño tarafından yazılan Üçüncü Reich, huzursuzluğu körükleyen, gerilim dozu gittikçe yükselen bir anlatı. Yazarın 2003’teki ölümünün ardından keşfedilen romanı Can Yayınları tarafından yayımlandı.

    Almanya savaş oyunları şampiyonu Udo Berger, çocukluğunda yazlarını ailesiyle birlikte geçirdiği İspanya kıyılarına bu kez kız arkadaşı Ingeborg’la döner. Her şeyiyle dört dörtlük bir tatil geçirirlerken, burada tanıştıkları Alman çiftten biri, sörfçü Charly bir gece denizde kaybolur. Huzuru kaçan Udo kendini bunun üzerine Üçüncü Reich adlı çok sevdiği strateji oyununa verir. Sıcak ve sakin yaz, yağmurlu, fırtınalı bir sonbahara dönerken, Udo’nun gerçekliği de rüyalarıyla oyuna karışmaya başlar, artık hem oyunda hem de kendi zihninde kuşatma altındadır.

    1989’da yazılan ancak Bolaño’nun 2003’teki ölümünün ardından keşfedilen Üçüncü Reich, gerçek ile oyun arasındaki sınırların bulanıklaşmasıyla sakin ve huzurlu bir tatil hikâyesi olarak başlarken ağır ve karanlık, psikolojik bir gerilim hikâyesine dönüşüyor.

  • “Aziz İstanbul Yahya Kemal Anma Günü” Metro Han’da

    Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yahya Kemal Beyatlı, vefatının 67. yıl dönümünde “Aziz İstanbul Yahya Kemal Anma Günü” ile anılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı’na (İBB Kültür) bağlı Dini Kurum ve Topluluklarla İlişkiler Müdürlüğü ve Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlik, 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde İstanbul’un farklı noktalarında ve Metrohan’da gerçekleşecek. 31 Ekim’de “Yahya Kemal’in İstanbul’u” temalı tekne gezisiyle başlayacak program, 1 Kasım’da Metrohan’da düzenlenecek açık oturumlar, söyleşiler ve konserle devam edecek.

    “Aziz İstanbul Yahya Kemal Anma Günü” etkinlikleri, 31 Ekim Cuma günü 14.00’te, Yahya Kemal Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Samsakçı’nın rehberliğinde şairin İstanbul’u ve semtlerini konu alan eserlerinin hatırlanacağı bir tekne gezisiyle başlayacak.

    1 Kasım Cumartesi günü ise, Metrohan’da uzman konukların katılımıyla Yahya Kemal Beyatlı’nın ve eserlerinin çeşitli yönleriyle ele alınacağı iki açık oturum yapılacak. Ardından, şair Hilmi Yavuz ile yazar Beşir Ayvazoğlu, Türk edebiyatında Yahya Kemal’in yeri ve önemini anlatmak üzere Ercan Yılmaz moderatörlüğünde dinleyicilerle buluşacak. “Aziz İstanbul Yahya Kemal Anma Günü” etkinlikleri, Dilek Türkan’ın, Yahya Kemal Beyatlı şiirlerinden bestelenmiş eserleri seslendireceği konserle sona erecek.

    “Aziz İstanbul Yahya Kemal Anma Günü”ne ücretsiz katılım için kultursanat.istanbul adresinden ve İBB Kültür’ün sosyal medya hesaplarından bilgi alınabilir.

    PROGRAM

    31 Ekim 2025 Cuma
    Tekne Gezisi: 
    “Yahya Kemal’in İstanbul’u”
    Rehber: Prof. Dr. Mehmet Samsakçı
    Hareket Saatleri
    Kabataş İskelesi:
     14.00
    Üsküdar İskelesi: 14.30
    Gezi güzergâhı sonunda katılımcılar aynı noktalara bırakılacaktır.

    1 Kasım 2025 Cumartesi – Metrohan

    12.00 – Açılış

    12.15-14.15 – Birinci Oturum / Konuşmacılar: Prof. Dr. Mehmet Samsakçı (İstanbul Üni. Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğr. Üyesi), Prof. Dr. Ali Utku (Atatürk Üni. Edebiyat Fak. Felsefe Böl. Öğr. Üyesi), Doç. Dr. Alphan Akgül (29 Mayıs Üni. Türk Dili ve Edebiyatı Böl. Öğr. Üyesi), Oturum Yöneticisi: Dr. Hazal Bozyer

    14.45-16.15 – İkinci Oturum / Konuşmacılar: Prof. Dr. Nedret Öztokat Kılıçeri (İstanbul Üni. Edebiyat Fak. Batı Dilleri ve Edebiyatları Böl. Öğr. Üyesi), Prof. Dr. Gökhan Tunç (Anadolu Üni. Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Böl. Öğr. Üyesi), Prof. Dr. Turgay Anar (İstanbul Medeniyet Üni. Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Böl. Öğr. Üyesi), Oturum Yöneticisi: Doç. Dr. Mehmet Şerif Eskin (İstanbul Üni. Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Böl. Öğr. Üyesi)

    16.45 – Yahya Kemal Sanal Müze Ziyareti
    17.00 – Söyleşi: Beşir Ayvazoğlu, Hilmi Yavuz / Moderatör: Ercan Yılmaz
    19.00 – Konser: “Yahya Kemal Şiirlerinden Bestelenmiş Eserler” / Solist: Dilek Türkan

  • Yunus Özaksu’nun “Cevher” sergisi Chi Art Gallery’de

    Chi Art Gallery, Yunus Özaksu’nun “Cevher” başlıklı kişisel sergisini 28 Ekim-30 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    “‘Cevher birdir; kimi ona Tanrı der, kimi Doğa.’ – Spinoza

    Sergi, Spinoza’nın tek cevher anlayışından yola çıkarak, varlığın özünü ve bu özün biçimlenme hâllerini görünür kılar. Yunus Özaksu’nun pratiği, doğanın döngüsünden, maddenin dönüşümünden ve sembollerin kolektif belleğinden beslenir. Sanatçı, ceviz kabuğu ve kına taşıyla renklendirdiği kâğıt yüzeylerinde minyatür geleneğini çağdaş bir dile taşır.

    Bu yüzeylerde beliren turna figürleri, bireysel varoluştan kolektif bilince uzanan bir dönüşümün simgesine dönüşür. Kadim mitolojilerde ve Budist ikonografide arınma, sadakat ve özgürlüğün sembolü olan turna, tıpkı lotus gibi çamurlu köklerden yükselerek yeniden doğuşun habercisi olur.

    Cevher, izleyiciyi görsel bir deneyimin ötesinde, varlığın özüne ve birliğine dair düşünsel bir yolculuğa davet eder. Her kuş, her desen, her yüzey; aynı cevherin farklı bir tezahürüdür.”

  • “Eski Tören İçin Yeni Cilt” performansı Arter’de

    Melih Kıraç ile Tamara Kamola Rashidova’nın birlikte ürettikleri “Eski Tören İçin Yeni Cilt” performansı Arter’e konuk oluyor. Koreografisini Kıraç’ın üstlendiği, icrasını Rashidova’nın gerçekleştirdiği performans, bedeni bir tören alanı, hareketi ise dönüşümün dili olarak ele alıyor. Beykoz Kundura ortak yapımı olan etkileyici performans, adeta hareketlenen bellek tabakaları arasında izleyiciyi geçmiş, şimdi ve geleceği iç içe yorumlamaya çağırıyor. 2 Kasım Pazar günü 15:00 ve 19:00’da Karbon’da sahnelenecek “Eski Tören İçin Yeni Cilt” için biletler, Arter’in giriş katında yer alan Danışma ve Bilet Gişesi’nden, Biletix’ten ya da Mobilet’ten temin edilebilir.

    Koreografın, babaannesinin ölümünün ardından 1930’larda evlatlık verildiği yer olan Konya’daki köyü ziyaretinin tetiklediği çalışma süreciyle başlayan “Eski Tören İçin Yeni Cilt”, yaşlandıkça hareketlenen bellek tabakalarının altında hiç zarar görmeden kalmış bir anıdan yola çıkıyor. Rüyalarında anadiliyle bağının kopmasından kaynaklanan deneyimler yaşayan Özbek dansçı Tamara Kamola Rashidova’nın yaşantısıyla kesişen bu süreç, geçmiş, şimdi ve geleceği iç içe yorumlayarak “şimdi”de yollar arıyor. Tamamen soyut koreografide dansçının bedeni deri değiştirmeyi, çözünmeyi ve geçiciliği kutlarken; arşiv tarafından yakalanamayacak, her seferinde yeniden üretilen bir repertuvarın hatırlama sürecine katılıyor.

    2 Kasım 2025 Pazar günü saat 15:00’te ve 19:00’da Arter’in performans salonu Karbon’da sahnelenecek “Eski Tören için Yeni Cilt” performansı için biletler, Arter’in giriş katında yer alan Danışma ve Bilet Gişesi’nden, Biletix’ten ya da Mobilet’ten temin edilebilir.