On sekiz dile çevrilen romanında Lina Wolff, entelektüel çevrelerdeki ilişkileri, erkekliğin farklı görünümlerini ve dilin baştan çıkarıcı gücünü ele alıyor. Kitap, Ali Arda çevirisiyle Tetes tarafından Türkçede de yayımlandı.

Lina Wolff, farklı hayatlara ve beklentilere sahip karakterleri buluşturduğu romanında aşk, dil ve iktidar arasındaki ilişkileri odağına alıyor. Taşradaki deneyimleriyle kente taşınan genç bir kadın, flört sitelerinde hakikati arayan bir edebiyat eleştirmeni, çokdilli bir sevgilinin hayalini kuran bir yazar ve aristokratik ayrıcalıklarına güvenen yaşlı bir âşık, anlatının merkezindeki karakterleri oluşturuyor.

Ödüller alan ve on sekiz dile çevrilen roman, entelektüel dünyanın ikili ilişkilerde nasıl bir mücadele alanına dönüştüğünü araştırıyor. Karakterlerin birbirleriyle kurduğu bağlar üzerinden arzu, kibir ve ayrıcalık meselelerini tartışmaya açan Wolff, bu ilişkilerde beliren çatlakları toplumsal kabullerle birlikte ele alıyor. Dil ve yazı ise karakterlerin birbirini etkileme, kendini kurma ve karşısındakine hükmetme çabalarının bir parçası hâline geliyor.

Romanın erkeklik eleştirisinde, kadınlara ve erkeklere atfedilen davranış kalıpları da önemli bir yer tutuyor. “Erkek deliliği” ile “kadın deliliği” arasında kurulan karşıtlık, deha, kibir ve yüceltme kavramlarını sorgulamaya açarken aşkın ve edebiyatın iç içe geçtiği anlatının temel gerilimlerinden birini oluşturuyor.

Posted in ,

Yorum bırakın