• Bilal Yılmaz’ın “Form-Zanaat-Aktivizm” sergisi Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde

    Bilal Yılmaz’ın “Form-Zanaat-Aktivizm” başlıklı kişisel sergisi 7 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    Nazlı Pektaş’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, zihnin analitik yapısı ile malzemenin doğası arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Bu birliktelik bir yandan imgeye varıyor, diğer yandan zanaatla düşünmenin modern dünyadaki imkânlarını sorguluyor. Bilal Yılmaz; zanaatı, malzemeyle kurulan fiziksel bir ilişkiden öte; toplumun hafızasını taşıyan, dinamik bir üretim biçimi olduğunu belgeliyor ve bunu birlikte çoğaltmak için kamu ile paylaşıyor. Bu yaklaşımın pratikteki karşılığı ise CraftNet’te somutlaşıyor. Sanatçının İstanbul’da bir araştırma projesi olarak başlattığı bu platform, şehirlerin zanaat ekosistemini haritalandırırken, görünmez kılınan zanaatkârlara dijital bir kimlik kazandırıyor ve zanaatkârlarla yaratıcı aktörleri yaratıcı bir zeminde buluşturuyor. Böylece sanatçı; zanaatı, miadını doldurmuş bir üretim formu olmaktan çıkarıp, emeğin toplumsal değerinin tekrar inşa edildiği, bir araştırma ve üretim aracına dönüştürüyor. 

    Galeri alanı bu sergide buluntu nesnelerin, prototiplerin ve mekanik kurguların çarpıştığı bir araştırma sahasına evriliyor. Çizimler, notlar, ses yerleştirmeleri ve ışık oyunları; her biri zihnin karmaşık yapısının hayati parçaları olarak karşımızda duruyor. Sanatçı, üretirken belli anlarda kendini mekanik bir devinimin ritmine bırakıyor. El maharetini, disipline edilmiş bir tekrarın uç sınırlarına dek zorluyor.

  • 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri yaklaşıyor

    Türk tiyatrosunun yaratıcı gücünü ve sahnedeki emeği görünür kılan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 28. yılında da sezonun dikkat çeken yapımlarını ve sanatçılarını onurlandırmaya hazırlanıyor. 7 Mayıs 2026 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek tören öncesinde, bu yılın adayları ile özel ödül sahipleri belirlendi.

    28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri jürisi,tiyatro tarihine geçen ustalara takdim edilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’ne Şahika Tekand’ı, oyun yazarlarına adanan Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’ne ise Lucy isimli oyunuyla Aslı Ceren Bozatlı’yı seçti.Komedi ya da müzikal dalındaki oyunlara verilen Haldun Dormen Özel Ödülü’ne Konken Partisi isimli oyunla Tiyatrokare layık görülürken Yapı Kredi Özel Ödülü’nün sahibi ise Prof. Dr. Merih Tangün oldu. Ayrıca bu yıl, özel ödüller kategorisine Afife Onur Ödülü de eklendi. Aynı kategoride en az 5 kez Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülü kazanmış kişilere takdim edilen bu ödüle de Yakup Çartık layık görüldü. Böylece, 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde takdim edilen özel ödül kategorisi 5’e yükseldi.

    Geride bırakılan tiyatro sezonunun, anlatı çeşitliliği açısından renkli bir tablo sunduğunu vurgulayan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Jüri Başkanı Aslı Yılmaz şu açıklamalarda bulundu: “Her tiyatro sezonu, içinde bulunduğu dönemin izlerini taşır. Jüri üyelerimizle birlikte, sezon boyunca çok sayıda yapım izleyerek, bu dönemden sahneye yansıyanlara ve üretimdeki yönelimlere tanıklık ettik. Farklı ifade biçimlerinin bir arada kullanımının öne çıktığı; uyarlamaların ve kolektif yaratıma dayalı yapımların çoğaldığı bir sezonla karşılaştık. Tiyatronun dönüşüme açık ruhunu ve üretimdeki çeşitliliği 28. yılımızda bir kez daha deneyimledik.

    33 kişilik jürimiz, toplam 268 oyun izleyerek titiz ve özverili bir değerlendirme süreci yürüttü. Dekor, kostüm ve ışık tasarımı, reji, müzik, dans, koreografi, dramaturji, yazarlık, oyunculuk alanlarından deneyimli isimlerin ve akademisyenlerin yanı sıra izleyicilerin de yer aldığı 33 kişilik jüri yapısı, değerlendirme sürecinde farklı bakışların temsil edilmesine imkân sağladı. Adaylar, bu çok sesli yapı içinde belirlendi.

    Tiyatro üretiminin zorlu koşullarına rağmen sahnede var olmayı sürdüren tüm ekiplerin, tiyatronun yaşaması ve gelişmesi adına büyük bir sorumluluk üstlendiğine gönülden inanıyoruz. Adaylıklar, kuşkusuz uzun değerlendirme sürecinin bir sonucu; ancak bizim için her oyunun sahneye taşınması başlı başına kıymetli bir başarı. Bu nedenle aday olsun ya da olmasın, üretmeye devam eden, tiyatroya değer katan tüm sanatçıları ve ekipleri yürekten kutluyor; tiyatromuzun geleceğine katkı sunan herkese ve bir sezon boyunca aralıksız çalışan değerli jüri üyelerimize teşekkür ediyoruz.

    28. sezonumuz, tiyatromuzun büyük ustası Sayın Haldun Dormen’in aramızdan ayrılışıyla buruk kaldı. Ustamızı, hocamızı kaybetmenin derin acısını kalplerimizde taşırken, onun tiyatro tutkusunu paylaşmaya, bizlere bıraktığı mirasını ve ışığını sahnemizde yaşatmaya devam edeceğiz.”

    Ödüller 7 Mayıs’ta sahiplerini bulacak

    Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 7 Mayıs 2026 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Tiyatro ve sanat dünyasını bir araya getirecek gecede, sezonun en başarılı yapımları ve sanatçıları ödüllendirilirken, törenin sunuculuğunu Demet Evgar ve Atılgan Gümüş üstlenecek.

    Tiyatroya kalıcı destek

    Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, yalnızca sahnedeki başarıları ödüllendirmekle kalmıyor; aynı zamanda tiyatronun geleceğine yatırım yapmayı da sürdürüyor. “Türk tiyatrosunun fedaisi” olarak anılan Afife Jale’nin mirasını yaşatmayı amaçlayan ödüller kapsamında, genç yeteneklerin desteklenmesi öncelikli alanlardan biri olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda, Yapı Kredi’nin Türk Eğitim Vakfı (TEGV) iş birliğiyle hayata geçirdiği Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Burs Fonu ile tiyatro eğitimi alan öğrenciler destekleniyor. Program kapsamında bu yıl 19 lisans öğrencisine burs sağlanırken, desteklenen toplam öğrenci sayısı ise 100’e ulaştı. Böylece, genç sanatçıların eğitim yolculukları güçlendirilerek tiyatronun sürdürülebilirliğine katkı sunmak hedefleniyor.

    Ayrıca bu yıl, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteğiyle çocuk haklarını konu alan “Sokak Tiyatroları” projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında Ankara, Gaziantep, Kocaeli ve Van olmak üzere 4 farklı şehrinde sahnelenen oyunlarla çocukların hak temelli bilinç kazanmaları ve sanat yoluyla kendilerini ifade etmeleri amaçlandı.

  • Artists’ Film International ve BIENALSUR İstanbul Modern’de

    Artists’ Film International (AFI) ve Arjantin merkezli BIENALSUR’la yapılan ortaklıklar 23 Aralık 2025-16 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Modern’de sanatseverlerle buluşacak.

    İstanbul Modern, uluslararası çağdaş sanat ağı Artists’ Film International (AFI) programını yeni müze binasında izleyicilerle bir araya getiriyor. Program, bu yıl 15 farklı ülkeden 17 sanat kurumunun ortaklığıyla gerçekleştiriliyor.

    Müze küratörleri Nilay Dursun ve Ümit Mesci tarafından hazırlanan seçki, 23, 26 ve 30 Aralık 2025 ile 2, 6, 9, 13 ve 16 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Modern Oditoryumu’nda saat 14.00’te izleyicilerle buluşacak. 2008 yılında Whitechapel Gallery öncülüğünde başlayan ve 2024’ten bu yana yine Londra merkezli Forma koordinasyonunda devam eden AFI programında, her kurum o yılın ortak teması doğrultusunda kendi bölgesinden bir sanatçının yakın zamanda ürettiği bir yapıtı seçiyor. Farklı coğrafyalardan sanatçıların perspektiflerini bir araya getiren seçkiler, yıl boyunca sergi veya gösterim programı gibi formatlarda izleyiciye ulaşıyor.

    İstanbul Modern, bugüne kadar Ali Kazma, İnci Eviner, Sefer Memişoğlu, Bengü Karaduman, Burak Delier, Vahap Avşar, Zeyno Pekünlü, Cengiz Tekin, Pelin Kırca, Senem Gökçe Oğultekin, Ergin Çavuşoğlu ve Sena Başöz’ün üretimleriyle Artists’ Film International programına katkı sundu.

    2025 yılında ise İstanbul Modern koleksiyonunda da çalışmaları yer alan sanatçı ikilisi Ahmet Rüstem Ekici ve Hakan Sorar’ın Gölet (2023) adlı yapıtı, müzenin davetiyle hem İstanbul Modern’de hem de programın uluslararası ortaklarında gösteriliyor. Ahmet Rüstem Ekici ve Hakan Sorar’ın yapay zekâ ile üretilmiş video ve ses çalışması Gölet, dönüşüm, bellek ve insan-doğa ilişkisini irdeliyor. Seyitömer’de bulunan ve 5.000 yıl öncesinden günümüze ulaşan adak kapları ile Palazoğlu Göleti’ne göç eden kurbağalardan ilham alan video çalışması, doğadaki döngüler ve kültürel motiflerin iç içe geçtiği bir dünya kuruyor. Çalışma, izleyiciyi kurmaca ile belgesel arasındaki sınırları belirsiz bir gerçekliğe davet ediyor.

  • Can Göknil’in “Evrende Vals” sergisi Bozlu Art Project’te

    Can Göknil’in “Evrende Vals” başlıklı kişisel sergisi 19 Aralık 2025-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Bozlu Art Project’te sanatseverlerle buluşuyor.

    1970’li yıllardan itibaren her sergisini mitler ve anlatılar etrafında şekillendiren Can Göknil, “Evrende Vals” başlıklı yeni sergisinde Güneş sistemi, astronomi ve galaksiler arası bir yolculuğa çıkıyor.

    —

    Can Göknil; Antik Yunan ve Roma mitolojisi, Osmanlı astrolojisi ve kendi kaleminden çıkan masallarla ördüğü eserlerin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle ifade ediyor: “Gök kubbede, öncelikle Güneş sistemine göz atayım derken Samanyolu mitleriyle karşılaştım. Sanatımın can suyu olan mitolojinin astronomiyle buluşması, yani bilim ve efsanenin birleşmesi hoşuma gitti. Antik Yunan ve Roma tanrı ve tanrıçalarından isimlerini alan gök cisimleriyle, Samanyolumuz zihnimde masal yoluna dönüştü. Çeşitli galaksiler (kütleçekimsel yuvarlak nesneler), cüce gezegenler, sigar galaksiler, doğal uydular (bizim Ay dedemiz gibi), küçük gökada grupları, kuyruklu yıldız asteroitlerle de zenginleşen hayal dünyam, göklerin resimsel anlatılarıyla sergimi oluşturdu. Burçların gezegenlerden etkilendiğini, Aslan Burcu’nun Güneş’in, Yengeç Burcu’nun ise Ay’ın yönetiminde olduğunu yeni öğrendim.

    Bana sorarsanız, kâinat bir balo salonu.

    En parlak yıldızımız Güneş kendi çevresinde döne dursun, onun etrafında da vals yapan gezegenler ve burçları var. Dünyamızı sorarsanız o da en yakın dostu Ay ile dans etmekte.”

    “Evrende Vals”, Göknil’in yeni eserlerinin yanı sıra Güneş sistemindeki gezegenler, bize en yakın galaksi olan Andromeda ve diğer gök cisimleriyle ilgili sanatçının kaleminden çıkan kısa anlatıları içeriyor. Sanatçının hem resim dilini hem de metinselliği içeren estetik perspektifini yansıtan sergide, Bozlu Sanat Yayınları’ndan çıkan Ressam Masalı kitabının orijinal çizimleri de yer alıyor. Sanat yaşamının erken dönemlerinden itibaren resimli çocuk kitapları hazırlayan Göknil’in farklı dillere çevrilmiş eserleri sergi boyunca yetişkinlerin ve çocukların erişimine açık olacak. Ebeveynler, sergi için hazırlanan Can Göknil kitaplığındaki yayınlardan ödünç alıp sergi alanında çocuklarıyla birlikte bu kitapları okuyabilecekler.

  • Berna Ay’ın “Bugün Nasıl Uyandım?” sergisi Eldem Sanat Alanı | Fırın’da

    Berna Ay’ın “Bugün Nasıl Uyandım?” başlıklı kişisel sergisi, 27 Aralık 2025 – 15 Mart 2026 tarihleri arasında Eldem Sanat Alanı | Fırın’da izleyiciyle buluşuyor.

    Sanatçının 1 Ocak–31 Aralık 2025 tarihleri arasında, tam 365 gün boyunca her sabah bedeninde ve ruh hâlinde gözlemlediği değişimleri günlük çizimler ve kısa şiirler aracılığıyla kayda aldığı bu proje, doğa, beden ve zihin arasındaki kırılgan ilişkiye şiirsel ve düşünsel bir perspektiften yaklaşmayı öneriyor. Sergi, iklim değişikliğine bağlı olarak artan alerjik tepkiler, bedensel hassasiyetler ve bu durumların psikolojik yansımalarını kişisel bir günlük formu üzerinden ele alırken, sanatçının kendi bedenini bir araştırma alanına dönüştürmesiyle çevresel dönüşümlerin gündelik yaşama nasıl sızdığını görünür kılıyor. Histamin üzerinden okunan bu süreç, bedensel deneyimi hem biyolojik hem de duygusal bir izlek olarak ele alıyor.

    Proje kapsamında üretilen kâğıt üzeri brush pen çizimler, animasyonlar ve şiirler; mevsimsel değişimler, uyku düzeni, bedensel tepkiler ve duygusal dalgalanmalar arasında kurulan sezgisel bağları izleyiciyle paylaşıyor. Sergi, iklim krizini soyut ve uzak bir olgu olarak değil, bedende ve zihinde bıraktığı somut izler üzerinden düşünmeye davet ediyor.

    “Bugün Nasıl Uyandım?”, bilimsel bilgi ile kişisel deneyim arasındaki mesafeyi daraltarak; doğa, beden ve duygu durumları arasındaki karşılıklı etkileşimi fizyolojik olduğu kadar sezgisel düzlemlerde de ele alan çok katmanlı bir düşünme alanı açıyor.