• Daniel Knorr’un “Calligraphic Wig” yerleştirmesi OMM’da

    OMM – Odunpazarı Modern Müze, 25 Ekim 2025 – 22 Mart 2026 tarihleri arasında çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Daniel Knorr’un Calligraphic Wig adlı yerleştirmesine ev sahipliği yapıyor. Berlin merkezli Romanyalı sanatçının plastik malzemelerden ürettiği bu özgün çalışma, izleyiciyi gerçeklik, temsiliyet ve fantezi kavramları etrafında şekillenen yeni bir görsel dil arayışına davet ediyor.

    Calligraphic Wig, plastiğin üretim ve geri dönüşüm süreçlerinden yola çıkıyor. Knorr’un Hong Kong’daki plastik geri dönüşüm fabrikalarında geçirdiği süre boyunca gözlemlediği üretim hataları ve makinelerin duraksadığı anlarda ortaya çıkan öngörülmemiş plastik formlar, sanatçının elinde sanatsal bir dile dönüşüyor. Malzemenin kendiliğinden oluşturduğu bu biçimler, izleyiciye kimi zaman bilinmeyen bir alfabenin harflerini, kimi zaman derin deniz canlılarını ya da başka gezegenlerden organik yapılara benzer formları hatırlatıyor.

    Yerleştirmenin ilk versiyonu, 90’dan fazla milletin bir arada yaşadığı Hong Kong’un çok kültürlü yapısını simgeleyen Chungking Mansions’ta sergilenmişti. OMM’deki sunumda ise Knorr, bu eserin sosyo-kültürel bağlamını yeniden ele alıyor. Sanatçı, bazı plastik parçaları 1970’lerden günümüze otomobillerde kullanılan boya renkleriyle kaplayarak tüketime ve ticari estetiğe göndermede bulunurken, diğer parçaları işlenmemiş halleriyle bırakarak plastiğin ham doğasını ve dönüşüm gücünü öne çıkarıyor.

    Knorr’un Calligraphic Wig yerleştirmesi yalnızca görsel bir deneyim sunmakla kalmıyor; çevresel ve kültürel bir farkındalık çağrısı da yapıyor. Sanatçı, endüstriyel üretim ile sanatsal ifade arasındaki sınırları belirsizleştirirken, izleyiciye atık ve estetik kavramlarını yeniden düşünmeye, üretim fazlasından doğan yeni bir dilin ve gerçekliğin olanaklarını keşfetmeye davet ediyor.

  • Refik Anadol’un “Büyük Doğa Modeli Türkiye-Flora”sı Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde

    Refik Anadol’un geliştirdiği Büyük Doğa Modeli projesinin Türkiye ayağındaki ilk yapıtı “Türkiye–Flora”, Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesinde sanatseverlerle buluşuyor.

    Sanatçının doğa verilerini yapay zekâ ile yorumladığı bu eser, Türkiye’nin endemik türlerinin kırılgan güzelliğine odaklanıyor. Müzenin ikinci yılını kutladığı bu dönemde, Türkiye–Flora, koleksiyona dahil edilen ilk yapay zekâ veri heykeli olarak envantere geçti.

    Refik Anadol’un öncülüğünde Türkiye İş Bankası ve MEXT iş birliğiyle, bankanın 100. yılına özel olarak hayata geçirilen Büyük Doğa Modeli: Türkiye projesi; yapay zekâ, büyük veri ve sanatı bir araya getirerek ülkemizin doğal zenginliklerini dijital biçimde yeniden keşfetmeyi amaçlıyor. 2024 yılında tamamlanan saha çalışmaları kapsamında, Türkiye’nin 33 milli parkından ses, görüntü ve tarama verileri toplanarak açık kaynaklı akademik bilgilerle birleştirildi ve bu veriler yapay zekâ geliştirme süreçlerinde kullanıldı.

    Büyük Doğa Modeli: Türkiye–Flora, sanatçının oluşturduğu veri tabanı ve yapay zekâ modelinden üretilmiş 10 dakikalık bir veri heykeli olarak izleyiciyle buluşuyor. 33 milli parktan toplanan çiçek verileriyle eğitilen üretken yapay zekâ modeli, Anadol’un sanat anlayışıyla yönlendirilerek ülkemizin endemik türlerini görsel bir şiirsellikle yeniden biçimlendiriyor. Eserin yer aldığı deneyim odasında, “Yaşayan Ansiklopedi”yi izleyicinin etkileşimli biçimde deneyimleyebileceği üç ekran bulunuyor.

    Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, salıdan cumaya 10.00–19.00, cumartesi ve pazar günleri 12.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Koleksiyonun ilk yapay zekâ veri heykeli olan Büyük Doğa Modeli: Türkiye–Flora, müzenin 3. katında görülebilir.

  • “Güneşin Oğlu” tiyatro sahnelerinde

    Onur Ünlü’nün Güneşin Oğlu filmi, Zorlu PSM prodüksiyonu olarak tiyatro sahnesine uyarlanıyor. Yönetmenliğini Onur Ünlü ve Nagihan Gürkan’ın birlikte üstlendiği oyun, 5 Aralık’ta Zorlu PSM’de prömiyer yapacak.

    Fikri Şemsigil adlı bir karakterin mucize beklentisiyle başlayan hikâyeyi anlatan Güneşin Oğlu, güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Oyunda İbrahim Selim, Deniz Celiloğlu, İlayda Alişan, Beyti Engin, Ali Yoğurtcuoğlu, Zeynep Kankonde, Efekan Can, Sergen Özdemir, Ilgaz Kaya ve Selin Beliz Şahan rol alıyor.

    Bir gün Fikri Bey’in ruhu, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaya başlar. Bu olağanüstü olay hem onun hem de yakınındakilerin hayatını kökten değiştirir. Fikri Bey, yaşadığı bu tuhaf mucizeden kurtulmak ve gerçekleri öğrenmek için içsel bir yolculuğa çıkar.

    Oyuncuların sahnede kendi mekânlarını yarattığı özgün bir anlatım diliyle sahnelenen Güneşin Oğlu, 5 Aralık’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde ilk kez izleyiciyle buluşacak ve sezon boyunca Zorlu PSM’de sahnelenmeye devam edecek.

  • Jyll Bradley’nin “Geçit Çerçeve” sergisi Pi Artworks’te

    İngiliz sanatçı Jyll Bradley’nin işleri, Debbie Meniru küratörlüğündeki “Geçit Çerçeve / Hot Frame” sergisinde 15 Kasım–6 Aralık tarihleri arasında Pi Artworks İstanbul’da izleyiciyle buluşacak.

    Bradley, bu sergisinde izleyiciyi 1980’lerin gençlik odasının atmosferine davet ediyor. Fotoğraf ve heykeli bir araya getiren sanatçı, üretiminde kuir kimliğini ve doğayla kurduğu kişisel bağı araştırıyor. Sergideki yapıtlar, “eşik” kavramını hem fiziksel hem de düşünsel bir düzlemde ele alıyor; izleyiciyi pencerelerin ardına, kapı aralıklarına ve geçiş alanlarına davet ederek, içinden geçilebilecek ya da içinde süzülünebilecek yeni mekânlar tahayyül ettiriyor.

  • “MAYA” Bor Sanat ve EXIT işbirliğiyle Mardin’de açıldı

    Bor Sanat ve EXIT iş birliğiyle, Beral Madra, Ebru Nalan Sülün ve Missem Canmutlu’nun danışmanlığında yürütülen Konuk Sanatçı Programı’nın üretimleri, “MAYA” başlıklı sergiyle, 11 Ekim 2025 – 16 Ocak 2026 tarihleri arasında Mardin’de izleyiciyle buluşuyor.

    Ebru Nalan Sülün küratörlüğünde EXIT’te gerçekleşecek olan “MAYA”; dört dönem boyunca katılımcı sanatçıların üretim süreçlerine, karşılıklı etkileşimlerine, kentle ve birbirleriyle kurdukları diyaloğa odaklanıyor. Sergi, ortak akıl ve düşünme süreçlerinde ortaya çıkan özün/cevherin dönüşümünü ve bu dönüşümün yarattığı etkileşimleri görünür kılmayı amaçlıyor.

    Mardin’de izleyiciyle buluşacak olan sergide, program katılımcıları Ahmet Öktem & Mehmet Akan, Fulya Çetin & Sidar Alışık, Serhat Kiraz & Ayşe Ceren Solmaz ile Handan Börüteçene & Rıdvan Aşar’ın üretim süreçleri ve çalışmaları bir araya geliyor.

    Bor Sanat ve EXIT iş birliğinde gerçekleşen Konuk Sanatçı Programı, Mardin’de yaşayan sanatçılarla ulusal/uluslararası deneyimli sanatçıların kolektif bir yaklaşımla çağdaş sanat üretimleri gerçekleştirmeleri amacıyla hayata geçti. Mardin’de üretim yapan 4 yerel sanatçı ve 4 mentör profesyonel konuk sanatçıyı buluşturan program kapsamında sanatçılar, birer aylık dönemler hâlinde EXIT alanında konaklayıp üretimlerini gerçekleştirdiler.