• “Dört Devir, Bir Kadın: Halide Edib Adıvar’ın Entelektüel Portresi” yayımlandı

    Mehtap Tanar’ın kaleme aldığı Dört Devir, Bir Kadın: Halide Edib Adıvar’ın Entelektüel Portresi, Beyoğlu Kitabevi etiketiyle reflarda yerini aldı.

    Halide Edib Adıvar onbaşı, hatip, sürgün, akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye’nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi. Ne var ki bu çok-katmanlı kimlik çoğu zaman “edebiyatçı” sıfatının gölgesinde kaldı; siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu.

    Bu çalışma, Halide Edib’i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor. Aksine, onu hataları, sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli –kimi zaman yakın, kimi zaman kırılgan– ilişkileriyle birlikte ele alıyor. 1908’deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine, Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950’lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi, bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor.

    Bu kitap, Halide Edib’i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken, aynı zamanda modern Türkiye’de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor. Çünkü insan sürülebilir; fakat fikir, her dönemde kendine yeni bir yol bulur. Ve Halide Edib’in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir.

  • Sema Kaygusuz’dan yeni roman: “Saf Canavar”

    Sema Kaygusuz’un okurunu alışık olduğu anlatı formunun dışına çıkaran yeni romanı Saf Canavar, Metis Yayınları tarafından yayımlandı.

    “Dünyasını yitirenler, ancak o zaman evreni keşfeder.
    İçime doğanı sakınacak değilim. Bundan kaçamam zaten. Ama gördüğünüz gibi anlattıkça kayıp veren ulu bir cahilim ben. Bir kelleyi bulmakla lanetli, kendi mahvımı anlatıyorum. Yazılmışla yazılamaz arasındaki sınırı hâlâ bilmiyorum. O yüzden gerekeni siz yapın lütfen. Bütün bu anlattıklarımla az sonra anlatacaklarımı ateşe tutmayı unutmayın.”

  • Global Design Forum İstanbul’un ön programı açıklandı

    13-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek Global Design Forum İstanbul’un ön programı belli oldu.

    Global Design Forum İstanbul, konuşmalar ve şehir geneline yayılan araştırmalarla katılımcılarla buluşmaya hazırlanıyor. Londra Tasarım Festivali’nin, 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi’nde düzenlenen düşünce liderliği platformu Global Design Forum’un İstanbul’da hayata geçirilen yeni edisyonu, uluslararası sesleri bir araya getirecek.

    Global Design Forum’un İstanbul edisyonu dünyanın her yerinden tasarımcıları tartışmaya davet eden güçlü oturumların yanı sıra şehir geneline yayılan çeşitli ölçeklerde kolektif yerleştirmeler, şehrin güçlü üreticilerinin, fikirlerinin ve yerlerinin interaktif olarak dahil olduğu görsel, işitsel ve editoryal anlatılar ve uygulamalı araştırmaları kapsıyor. Toplam dört gün sürecek olan program uluslararası ve yerel tasarımcıları İstanbul’da buluşturarak şehirde tasarım kültürünü kutlamayı ve tartışmayı hedefliyor.

    Global Design Forum İstanbul, sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut’un kurucusu olduğu İstanbul ve Londra merkezli düşünce platformu People Places Ideas (PPI) iş birliğiyle düzenleniyor. Melek Zeynep Bulut, Global Design Forum İstanbul’un Artistik Direktörlüğü’nü üstleniyor.

    Program dört temel ilke etrafında şekilleniyor: Placemaking (Mekân Üretimi); Storytelling (Anlatıcılık), Tartışma ve Rethinking (Yeniden Düşünmek). Bu bağlamda, program 13 Mayıs’ta “Geçiciliğe Övgü” (Praise of Transience) kürasyonu ile hayata geçen “Mekân Üretimi” ve şehrin 40 güçlü fikir, yer ve üreticisinin dahil olduğu “İstanbullar” adlı platformun açılışı ile başlayacak. Program 14-15 Mayıs tarihlerinde Topkapı Sarayı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek ve dünyanın her yerinden tasarımcının, tasarımın sorumluluğunu tartıştığı Forum ile sürecek. 16 Mayıs tarihinde programın özel inisiyatifi uluslararası bir bahçe yarışmasının duyurusu ile sona erecek.

    Forum kapsamında, İçerik Danışmanı Beatrice Galilee tarafından Worlds in Contact teması altında derlenen ve her güne altı oturumdan oluşan tartışma programı farklı zihinlerin çarpıştığında neler ortaya çıkarabileceğini araştırıyor. Mimarlık, tasarım, sanat, moda ve teknoloji alanlarının önde gelen isimleri, dünyayı yeniden şekillendiren fikirleri incelemek ve tartışmak üzere bir araya geliyor.

    ​Global Design Forum İstanbul hakkında detaylı bilgiye ve programa buradan ulaşabilirsiniz.

  • Merve Şendil’in “Sadece Bir Rüyaydı” sergisi Troya Müzesi’nde

    Merve Şendil’in “Sadece Bir Rüyaydı” başlıklı kişisel sergisi 30 Mayıs’a kadar Troya Müzesi’nde gerçekleşiyor. Resim, çizim, fotoğraf, video ve metin temelli işlerden oluşan sergi, Troya’nın mitolojik ve tarihsel katmanlarından yola çıkarak rüya, hafıza ve zaman arasındaki geçirgen ilişkileri araştırıyor. Serginin küratörlüğünü Ceren Erdem üstleniyor.

    Mitlerin, anlatıların ve hayal gücünün iç içe geçtiği Troya, daha en başından rüya ile felaket, kehanet ile tarih arasında kurulan kırılgan bir eşikte var olur. Antik anlatılarda Kraliçe Hekabe’nin rüyasında gördüğü alevli meşale, kentin kaderini önceden haber veren bir işaret olarak bu belirsizliği simgeler. Merve ŞENDİL’in sergisi de tam bu eşikte konumlanıyor; sanatçının yağlı boya ve pastel bulut resimleri, onun “tarihin gaz hâli” olarak tanımladığı bir durumu görünür kılıyor. Bu işler, henüz toprağa çökmemiş anlatı ve hafıza parçalarını çağrıştırarak geçmişi sabit bir kronolojiden ziyade, sürekli dönüşen ve hareket hâlinde bir oluş olarak düşünmeye davet ediyor. 

    Sergide yer alan video işi ise sanatçının yazdığı bir şiirin bulutların arasında kısa süreliğine belirmesiyle izleyiciyi yön duygusunun kaybolduğu bir atmosferde karşılıyor. Bu geçici görünümün ardından, The Memory of a Walk adlı çalışmada, sanatçının uzun bir arayışın ardından fotoğrafladığı tek bir ağaç görüntüsü yer alıyor. Fotoğraf, sanatçının kendi bedeniyle aynı ölçekte basılarak bir otoportre niteliği kazanıyor.

    Ayrıca boncuk ve dantel teknikleriyle üretilmiş metin temelli işler, dilin maddi ve zamansal boyutlarını görünür kılarak rüya ile gerçeklik arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olabileceğini hatırlatıyor. İzleyici, Troya’nın tarihsel ve mitolojik katmanları arasında dolaşırken, rüyanın yalnızca bir kaçış değil, gerçekliği algılamanın başka bir yolu olabileceğini deneyimliyor.

    Küratörlüğünü Ceren Erdem’in üstlendiği “Sadece Bir Rüyaydı” sergisi, 30 Mayıs 2026 tarihine kadar Troya Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

  • 29. Uçan Süpürge 2 Haziran’da Ankara’da

    29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 2 – 7 Haziran arasında Ankara’da Kült Kavaklıdere Sineması ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde izleyicileriyle buluşturacak. Biletler 11 Mayıs saat 12’de Biletinial’dan satışa çıkacak.

    Sinemaseverler bellek ve direniş temalarının öne çıktığı, 9 bölümde toplanan 23 ülkeden 47 filmin Türkiye ve Ankara prömiyerlerini izleme ve çeşitli yan etkinliklere katılabilecekler.

    Festivalin açılışı 2 Haziran akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi Sahnesi’nde yapılacak. Sunuculuğunu Şenay Gürler ve Yetkin Dikinciler’in üstleneceği gecede, usta oyuncu Emel Göksu’ya Onur Ödülü verilecek.