• FAAR Gallery “Güneş Yanığı” sergisiyle açıldı

    FAAR Gallery, sanatın geçmişle gelecek arasında kurduğu sürekliliği odağına alan “Güneş Yanığı / Burnt by the Sun” başlıklı ilk sergisini 1 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Mimar ve tasarımcı Fahrettin Aykut tarafından kurulan FAAR Gallery, “Güneş Yanığı / Burnt by the Sun” sergisiyle İstanbul’daki galeri alanında kapılarını açıyor. Küratörlüğünü Mehmet Kahraman’ın üstlendiği sergi, Ahmet Duru, Antonio Cosentino, Ece Erbil, Sibel Kocakaya, İrfan Önürmen, Melike Kuş, Murat Akagündüz, Nilhan Sesalan ve Ozan Türkkan’ın eserlerini bir araya getiriyor.

    “Güneş Yanığı”, zaman, bellek ve imge arasındaki geçişleri merkeze alan bir anlatı kuruyor. Kırık bir fotoğrafın yansıması, dağınık bir masanın üzerindeki izler ve güneşin bir kapı aralığından sızan ışığı, unutulan anıların yeniden belirdiği bir hafıza alanı oluşturuyor. Sergi, geçmişin kalıntılarını ve hatırlama eyleminin kırılganlığını görünür kılarak izleyiciyi kendi belleğiyle yüzleştiriyor. Sergide zaman, doğrusal bir çizgi olmaktan çıkarak, eğiliyor, bükülüyor, kendi içine katlanıyor ve hatırlamanın kırılgan yapısıyla yeni anlamlar kazanıyor. Her eser, izleyiciyi belleğin bu akışkan doğasına dahil ediyor, kişisel ve kolektif hafızanın iç içe geçtiği alanlarda yeni bir okuma öneriyor. “Güneş Yanığı”, mevsimsel bir metafor olarak da bedenin ve zihnin yüzeyinde kalan izleri sorguluyor. Güneşin yakıcılığıyla ortaya çıkan lekeler, unutulmak istenen ama silinemeyen anıların görsel karşılığına dönüşüyor. Sergi, geçmişin gölgeleriyle bugünün ışığı arasında beliren bu imgeler aracılığıyla hem bireysel hem toplumsal bir yüzleşme alanı yaratıyor.

  • “FER” 7 Kasım’da ilk kez GAİN’de

    GAİN’in heyecan dolu yeni dizisi “FER” in ilk bölümü 7 Kasım’da izleyicisiyle buluşuyor. Melisa Sözen ve Ertan Saban’ın başrollerini paylaştığı “FER”, boşanma aşamasında olan, iki çocuk annesi Dilek’in hayatını baştan kurma macerasını konu alıyor.

    Başrollerini Melisa Sözen ile Ertan Saban’ın paylaştığı, bir BKM yapımı olan “FER” dizisinin yönetmen koltuğunda Türkan Derya oturuyor. Devin Özgür Çınar’ın kaleminden çıkan yapım, 7 Kasım’da ilk kez ve yalnızca GAİN’de izleyicisiyle buluşacak. 

    FER dizisinde Melisa Sözen’in canlandırdığı Dilek, kısıtlı imkanları sebebiyle korsan taksicilik yaparak hayatını sürdüren bir annedir. İki çocuğunun da bakımını üstlenen Dilek, zorlu bir boşanma sürecinden geçmektedir. Bir gün taksisine Şadi isimli gizemli adamın binmesiyle, Dilek’in hayatı dönülmez bir şekilde değişir.  

    İzleyicisine sürükleyici bir seyir deneyimi sunacak olan FER dizisinde Melisa Sözen ve Ertan Saban’a; Ferit Aktuğ, Ceren Taşçı, Gül Onat, Mutlu Güney, Devin Özgür Çınar, Mustafa Konak, Ahsen Türkyılmaz, Murat Kılıç ve Onur Dilber gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor. Ünlü oyuncu Celil Nalçakan da konuk olarak diziye renk katıyor.

    Güçlü bir kadın hikâyesi “FER”, 7 Kasım’da sadece GAİN’de.

  • Nejat İşler’den yeni roman: Miras

    Nejat İşler, Gerçek Hesap Bu! ve Hep Senin Yanındaydım’dan sonra kendi yaşamından da izler taşıyan üçüncü kitabı Miras’la okurla buluşuyor. Fiziki bir miras haberiyle açılan ve deneyimlerle örülü duygusal bir yol hikâyesine dönüşen roman, 21 Ekim’de Mundi Kitap etiketiyle raflarda.

    Sene 2000, mevsimlerden bahar. En kıymetli dostu, abisi, evine uğramadan günü bitirmediği Barış Abi ve kızı “Şoför Nebahat” Güler’le, kıvrıla kıvrıla inen Ege yollarında ilerleyen, gencecik bir Nejat İşler. Verilen sözler, kurulan dengeler, el yordamıyla yoklanan hisler… Yakında vadesinin dolacağını bildiği bir dostla gezmek nasıl bir his olsa gerek? Ya şu ileride gözüken, aşkın gölgesi mi sanki? Yola çıktığında başka, menzile vardığında başka birisin artık. Yol hikâyeleri böyledir, bunu herkes bilir.

  • 29. İstanbul Tiyatro Festivali başladı


    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenen 29. İstanbul Tiyatro Festivali, 20 Ekim Pazartesi akşamı Zorlu PSM’de sahnelenen Katedral, Arvo Pärt’le Bir Akşam gösterisiyle başladı.

    Hollanda’nın köklü dans topluluklarından, bu yıl 80. yaşını kutlayan Scapino Ballet Rotterdam’ın dansçıları, son yıllarda üst üste aldığı “yılın koreografı” ödülleriyle dikkat çeken koreograf Marcos Morau imzalı gösteride, Arvo Pärt’ın ruhani müzikleriyle, sahnede bedenlerini birer mimari unsura dönüştürdü. Göz alıcı estetiği, matematiksel koreografisi ve hipnotik atmosferiyle izleyicileri derinden etkileyen Katedral; Nexent Bank’ın gösteri sponsorluğunda izleyiciyle buluştu.

    Festivalin açılış gösterisinden önce Zorlu PSM Amfi’de gerçekleştirilen Türkiye Down Sendromu Derneği Dans Topluluğu Gösterisi’nde,Down sendromlu bireylerden oluşan TDSD Dans +1 by Hilton Bomonti topluluğu, kapsayıcı bir koreografiyle izleyiciyi önyargısız bir dünyaya davet etti ve festival açılışından önce tüm izleyiciler birlikte dans etti. Festivalin açılış gösterisi Katedral, 21 Ekim’de deyüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

    Festivalin ekim ayı gösterileri

    BİZ KİMİZ?
    22-23 Ekim, Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi
    Fransız-Katalan toplulukBaro d’evel; dansçıları, müzisyenleri, clown’ları ve seramikçileri sahnede bir araya getirerek var olmaya dair bir ritüel kurguluyor. Biz Kimiz?’de iklim krizleri, savaşlar, adaletsizlikler karşısında yeniden birlikte düşünmenin, hissetmenin ve hatırlamanın yolları aranıyor. Baro d’evel’in, dünyaya başka bir gözle bakmayı öneren bir çağrı niteliğindeki gösterisi, ENKA Vakfı’nın yüksek katkıda bulunan gösteri sponsorluğunda 22-23 Ekim’de, yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde.

    HAMLET
    24-25 Ekim, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
    Down sendromlu sekiz oyuncunun sahneye taşıdığı Hamlet, Shakespeare’in klasik metnine alışılmışın dışında bir yorum katıyor. Nöroçeşitliliği bir tema olarak değil, var olma ve sanat yapma biçimi olarak benimseyen Teatro La Plaza topluluğunun, empatiye değil, eşitliğe dayanan bu güçlü sahnelemesinde oyuncular, kendi hayatlarını Hamlet’in evreniyle iç içe geçiriyor, izleyiciye derin bir aidiyet ve varoluş duygusu aktarıyor. Oyun, İKSV Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank’ın katkılarıyla 24-25 Ekim’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BİR KADININ KAVGALARI VE DÖNÜŞÜMLERİ
    25-26 Ekim, moda sahnesi

    Günümüzün en dikkat çeken yazarlarından Édouard Louis’nin annesinin hayatını anlattığı Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri isimli romanı, sahnede güçlü bir hikâyeye dönüşüyor. Toplumsal baskı ve görünmez kadın emeği üzerine çarpıcı bir iç hesaplaşma sunan bu yapımda Onur Ünsal etkileyici performansıyla öne çıkıyor. Yıllar süren sessizliğin ardından özgürlüğüne doğru kararlı bir yolculuğa çıkan bir kadının dönüşümü, Kemal Aydoğan’ın yalın rejisinde bütün bir kuşağa ses veriyor. Oyun, 25-26 Ekim’de moda sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

    AŞK YOLUNDA İSTANBUL’DA NELER OLMUŞ: ÇERKES RIDVAN’IN DOLABI
    26 Ekim, Haliç’te tarihi bir han
    Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dönemin renkli tarih yazarı Reşad Ekrem Koçu’nun kent öykülerinden biri olan Çerkes Rıdvan’ın Dolabı, İstanbul’un merkezindeki tarihi bir handa yeniden doğuyor. Lara Lakay’ın uyarlamasında hanın avluları, geçitleri, balkonları, anlatının taşıyıcılarına dönüşüyor. 20. yüzyılın başındaki İstanbul’un gündelik yaşamı, eğlence kültürü ve toplumsal dinamikleri, canlı müzik eşliğinde hayata dönüyor. Aşk Yolunda İstanbul’da Neler Olmuş: Çerkes Rıdvan’ın Dolabı 26 Ekim’de, Haliç’te tarihi bir handa.

    AŞAĞIDAKİ PENCERE
    30-31 Ekim, Paribu Art

    Aşağıdaki Pencere, Herkes Kocama Benziyor ve N’olcak Bu Yusuf Umut’un Hali oyunlarının yazarı Alis Çalışkan’ın kaleminden, Büyük Zarifi Apartmanı’nın yönetmeni İlyas Özçakır’ın rejisiyle sansür ve otosansür baskısına karşı kişisel direnişin ve anlatının imkânlarını araştıran tek kişilik, zihin açıcı bir oyun. Odeabank’ın “Bu İşte Bir Kadın Var” tema sponsorluğunda, 30-31 Ekim’de sahnelenecek oyuna yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Paribu Art evsahipliği yapacak.
    Festival 22 Kasım’a kadar sürecek

    22 Kasım’a kadar sürecek festival programının tamamına tiyatro.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

  • Ahmet Hamdi Tanpınar kitapları AIGA’nın En İyi Kapak Tasarımı listesinde

    Geray Gencer’in Dergah Yayınları için hazırladığı Ahmet Hamdi Tanpınar kitap serisinin kapakları Amerikan Grafik Sanatlar Enstitüsü (AIGA) tarafından düzenlenen “2024’ün En İyi 50 Kapak Tasarımı” listesine seçildi.

    Daha önce 2024 European Design Awards’un “404 Book Cover – Series” kategorisinde bronz ödül kazanan Gencer’in tasarladığı kitapların kapaklarında yarı soyut formlar kullanılarak okurun hayal gücüne alan bırakılırken çağdaş grafik dili genç okurlar için ilgi çekici hâle geliyor. Seçilen kapak çalışmaları kasım ayı sonunda Columbia Üniversitesi Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesi’nde görülebilecek.