• Reha Erdem’in “A AY” filmi restore edildi

    Usta yönetmen Reha Erdem’in Locarno, Moskova, Vancouver gibi uluslararası festivallerde büyük beğeni toplayan ilk uzun metrajlı filmi A AY (1989) restore edildi.

    Reha Erdem imzalı A AY, düşleri anımsatan eşsiz dünyası, kendine has zaman-mekân duygusu ve sırrını kolay ele vermeyen hikâyesiyle sinemamızda çok özel bir yere sahip. Eski bir evde kuralcı halası ve hasta dedesinin yanında annesiz büyüyen 11 yaşındaki Yekta’nın hayatından bir bölüm sunan film, yıllar sonra restore edilmiş kopyasıyla MUBI’de yeniden hayat buluyor. Fransa’dan getirtilen 16 mm orijinal negatif filmin restore edilmesiyle ortaya çıkan 2K kalitesindeki yeni sunum, 24 Ekim’den itibaren sinemaseverlerle buluşturacak.

    A AY, Atlas Post Production iş birliğinde, son teknoloji yazılım ve teknikler kullanılarak fiziksel ve dijital restorasyondan geçti. Aslına sadık kalınarak günümüze taşınan ve 4:3 oranındaki orijinal çerçeve oranı muhafaza edilen filmin siyah beyaz dünyasını oluşturan tonlar, yönetmen Reha Erdem ve görüntü yönetmeni Uğur Eruzun’un rehberliğinde elden geçirildi.

  • SAHA Studio 10. Dönem başlıyor

    SAHA’nın görsel sanatçı, küratör ve yazarların bağımsız üretimlerini desteklemek amacıyla 2019’da kurduğu ve bir araştırma, etkileşim ve üretim programı olarak yürüttüğü SAHA Studio, Can Memişoğulları (İstanbul), Suat Öğüt (Amsterdam), Neval Tarım (İstanbul), Gizem Ünlü (İstanbul) ve Mk Yurttaş (İstanbul) ile Temmuz – Aralık 2025 arasındaki 10. dönemine başlıyor.

    Araştırma, üretim ve paylaşım odaklı bir program olan SAHA Studio, 6 ay süren her döneminde konuk sanatçılarına sunduğu kişisel çalışma alanı, şerefiye ve üretim bütçesinin yanı sıra, katılımcılarının yaratıcı süreçlerini zenginleştirmeyi hedefleyen bir program izliyor. Düzenli olarak SAHA’nın ulusal ve uluslararası işbirliği ağlarından sanat profesyonelleri, Küratöryel Program konukları, Seçici-Danışman kurul üyeleri ve geçmiş dönem program sanatçıları ile buluşan sanatçılar ağlarını geliştirirken, projelerine katkı sağlayabilen geribildirimler alıyor.

    Program mekanlarının yer aldığı İMÇ’nin çeşitli sektörlerden zanaatkârları, yaratıcı girişimleri ve farklı sanat disiplinleriyle iç içe geçmiş zengin üretim ortamı, SAHA Studio’nun konuk sanatçılarına yalnızca fiziksel bir mekân değil, aynı zamanda ilham verici ve çok katmanlı bir bağlam sunuyor. Bu çok yönlü etkileşim, sanatçıların projelerini disiplinler arası yaklaşımlarla geliştirmelerine olanak tanıyor. 

    Sanatçılar, dönem boyunca yürüttükleri araştırmaları ve üretim süreçlerini izleyiciyle paylaşma fırsatı bulacakları çeşitli etkinliklere de dahil oluyor. Her dönem olduğu gibi, 10. Dönem kapsamında düzenlenecek olan ara dönem buluşmasının, 18. İstanbul Bienali’nin açılışını takiben eylül ayında gerçekleşmesi planlanıyor. Dönem sonunda, aralık ayında düzenlenecek olan SAHA Studio Açık kapsamında ise tüm dönem boyunca geliştirilen projeler, farklı formatlarda kamuya sunulacak.
    SAHA Studio 10. dönem sanatçılarının süreçleri ve etkinlik takvimiyle ilgili güncel bilgilere SAHA’nın web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden ulaşılabilir.

    Temmuz – Aralık 2025 arasındaki 10. dönem ve Ocak – Haziran 2026 arasındaki 11. dönem için yeni ön jüriyi programın yedi farklı döneminden Özgür Demirci, Gülşah MursaloğluOnur Gökmen, Ali MiharbiEvrim Kavcar, Merve Kılıçer ve Kıymet Daştan kurarken Seçici ve Danışman Kurul’da sanatçı Gözde İlkin, bağımsız küratör Merve Elveren ve SAHA direktörü Serra Yentürk görev alıyor.

  • Contemporary Istanbul 20. Edisyon

    Türkiye’nin uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul’un 24–28 Eylül tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenecek 20. edisyonu öncesinde, yeni dönem proje ve etkinlikler Soho House İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

    Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve kurucusu Ali Güreli, Başkan Yardımcısı Rabia Bakıcı Güreli ve ana partner Akbank’ın Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç’un katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, fuarın 20. yılına özel detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıda, bu yıl sergilenecek eserler, katılımcı galeriler, özel projeler, uluslararası iş birlikleri ve fuarın 20 yıllık birikimi üzerine bilgiler verildi.

    Konuşmasına küresel çağdaş sanat dünyasındaki hızlı gelişmeleri anlatarak başlayan Ali Güreli, Art Basel’in bugün 3 kıtada 4 farklı şehirde düzenlendiğini ve 2026 Şubat ayında Katar’da da büyümeye devam edeceğini ifade etti. Frieze’in ise 6 metropole ulaştığını belirtti. Toplamda 350’yi aşkın çağdaş sanat fuarının düzenlendiğini vurgulayan Güreli, Contemporary Istanbul’un ise 2006’daki ilk edisyonuyla bu alandaki rekabete 21. fuar olarak katıldığını hatırlattı.

    20 yıllık süreçte 35 ülkeden 1.600’ü aşkın galeriye, 10.000’den fazla sanatçıya ve 30.000’in üzerinde esere ev sahipliği yaptıklarını dile getiren Güreli, fuarın toplam ziyaretçi sayısının 1,2 milyonu aştığını paylaştı. Küresel çağdaş sanat pazarının ekonomik dalgalanmalara rağmen büyümeyi sürdürdüğünü söyleyen Güreli, 2024’te satış hacmi düşse de işlem sayısının arttığını belirtti. ABD’nin liderliğini sürdürdüğünü, Çin, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’da ise yeni koleksiyonerlerin yükselişte olduğunu ifade etti.

    Güreli, galerilerde temsil edilen sanatçıların yaklaşık üçte birinin kadın olduğunu ve kadın sanatçıların eserlerinin satışlarda yüzde 30-35 oranında paya sahip olduğunu aktardı. Kadın sanatçıların çevrimiçi görünürlüğünün arttığını, özellikle genç koleksiyonerlerin bu sanatçılara ve onları temsil eden galerilere yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. 50 bin dolar altındaki eserlerin en dinamik segment olduğunu söyleyen Güreli, bu segmentte kadın sanatçıların eserlerinin, erkek sanatçılara kıyasla daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti. Ancak buna rağmen, kadın sanatçıların genel temsiliyet oranının hâlâ düşük kaldığını da vurguladı.

    CIF Dialogues 2025

    Contemporary Istanbul Vakfı (CIF), 24–25 Eylül tarihlerinde “Dağılan Koordinatlar: İstanbul ve Değişen Sanat Haritası” başlığıyla CIF Dialogues 2025’i düzenleyecek. The Pavilion, Tersane Hall B’de gerçekleşecek olan panel, önümüzdeki 20 yılın çağdaş sanat deneyimlerini, kurumlarını, sanatçılarını ve üretim tekniklerini tartışmaya açacak.

    Vakfın Sanat Direktörü ve program küratörü Sarp Kerem Yavuz’un hazırladığı etkinlik, ABD’nin Türkiye Diplomatik Temsilciliği partnerliğinde gerçekleşiyor. Guggenheim Onursal Başkanı Jennifer Stockman’ın açılış konuşması ve “Focus: America” temasıyla öne çıkıyor.

    Contemporary Istanbul Vakfı Özel Sunum: Judy Chicago

    Contemporary Istanbul Vakfı, Tersane İstanbul iş birliğiyle bu yılın küratöryel odağı olan, Amerika’nın en önemli feminist sanatçılarından 1939 doğumlu Judy Chicago’nun What if Women Ruled the World eserini Türkiye’de ilk kez sergiliyor. Bu iş birliği, Tersane İstanbul’un kendi kamusal sanat programı kapsamında hayata geçiyor ve uzun vadeli projelerin yanı sıra, Bienal ve Contemporary Istanbul gibi etkinliklerle de kesişerek şehrin kültür takviminde güçlü bir bütünlük yaratıyor. Chicago’nun eseri, 22–28 Eylül tarihleri arasında Tersane İstanbul’da ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. İzleyiciler, eserin yönelttiği sorulara verdikleri yanıtlarla bir sonraki yapıtın parçası olma fırsatına da sahip olacak.

    SIGG Sanat Vakfı Koleksiyon Seçkisi

    Sanat koleksiyonerliği alanında uzun yıllara dayanan deneyimini bağımsız bir yapıya taşıyan Contemporary Istanbul Danışma Üst Kurulu’nun yeni üyesi Pierre Sigg tarafından kurulan Sigg Sanat Vakfı’nın koleksiyon sergisi, CI 20’nin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Koleksiyon, modern ve savaş sonrası dönemden günümüzün genç sanatçılarına uzanıyor; resim üzerinden özellikle geleneksel ve dijital medyanın kesişimine odaklanıyor.

    CI20’ye Katılan Galeriler

    1 Mira Madrid, Madrid, AB GALLERY, Seoul, Amanita, New York, Anna Laudel, Istanbul – Düsseldorf, Art On Istanbul, Istanbul, AWC Contemporary Gallery, Dubai, Bozlu Art Project, Istanbul, Buchmann Galerie, Berlin, BüroSarıgedik, Istanbul, CUT Art, Riga, DG Art Gallery & Project, Istanbul, DIRIMART, Istanbul – London, Ferda Art Platform, Istanbul, Galeria Joan Gaspar, Barcelona, Galeri 77, Istanbul, Galeri Nev Istanbul, Istanbul, Galeri Siyah Beyaz, Ankara, Galerie Esther Woerdehoff, Paris – Geneva, Galerija Fotografija, Ljubljana, Gillian Jason Gallery, London, Heft Gallery, New York, JD Malat Gallery, London – Dubai, Kvalitář Gallery, Prague, Leila Heller Gallery, New York – Dubai, Mark Hachem Gallery, Paris – Beirut, Martch Art Project, Istanbul, Muse Contemporary, Istanbul, OG Gallery, Istanbul, One Arc Gallery, Istanbul, Öktem Aykut, Istanbul, Pedro Cera, Lisbon – Madrid, Pg Art Gallery, Istanbul, Pi Artworks, Istanbul – London, PİLEVNELİ, Istanbul, PİLOT, Istanbul, Piramid Sanat, Istanbul, Pontone / Friedrichs Pontone, New York – London, Revolver Galería, New York – Buenos Aires, Ruzy Gallery, Istanbul, Sevil Dolmacı, Istanbul – Dubai, SIMBART PROJECTS, Istanbul, Summart, Istanbul, TAEX, London, Taksim Sanat, Istanbul, Trafo Gallery, Prague, Villa del Arte Galleries, Barcelona – Amsterdam, Vision Art Platform, Istanbul – London, Wizard Gallery, Milan, x-ist, Istanbul, ZILBERMAN, Istanbul – Berlin.

    Contemporary İstanbul’un 24–28 Eylül 2025 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenecek 20’nci edisyonu özel sergiler ve iş birliklerine ev sahipliği yapacak.

  • Zülfü Livaneli’nin yeni romanı Bekle Beni

    Zülfü Livaneli’nin Can Yayınları’ndan çıkacak yeni romanının adı, kapağı ve yayımlanma tarihi duyuruldu. “Bekle Beni”, 23 Eylül’den itibaren tüm kitapçılarda okurla buluşuyor.

    Edebiyatın usta kalemi Zülfü Livaneli, yeni romanıyla okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Can Yayınları tarafından yayımlanacak Bekle Beni adlı romanın adı, kapağı ve çıkış tarihi kamuoyuyla paylaşıldı. Roman, 23 Eylül’den itibaren tüm kitapçılarda yerini alacak.

    Kitap, geçtiğimiz günlerde İstanbul’un çeşitli noktalarında görülen “Bekle Beni” imzalı afişleriyle merak uyandırmıştı. Yayınevi, ilgi çeken bu kampanyanın ardından adı, kapağı ve yayımlanma tarihi duyurdu.  Kitabın konusuna dair ilk ipuçlarının yayım tarihine kadar planlı bir takvim doğrultusunda kademeli olarak paylaşılacağını açıkladı. İlk detayların önümüzdeki günlerde Can Yayınları’nın resmî dijital mecralarından duyurulması bekleniyor.

  • 18. İstanbul Bienali başlıyor

    18. İstanbul Bienali, alışılmış bienal formatlarının dışına çıkarak üç yıla yayılan özgün yapısıyla sanatseverlerle buluşuyor. Küratör Christine Tohmé’nin Üç Ayaklı Kedi başlığı altında kurguladığı bienalin ilk ayağı, 20 Eylül – 23 Kasım 2025 arasında Koç Holding katkılarıyla ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

    Bienalin, “kendini koruma” ve “gelecek olasılıkları” temaları etrafında şekillenen ilk ayağında, 30’u aşkın ülkeden 47 sanatçının eserleri Beyoğlu-Karaköy hattında yer alan 8 farklı mekânda sergilenecek. Bienalde sergilere, performanslar ve film gösterimlerinden oluşan bir kamusal program eşlik edecek.

    18. İstanbul Bienali Basın Buluşması

    18. İstanbul Bienali’nin ayrıntılarını paylaşmak üzere, 16 Eylül Salı sabahı bienalin sergi mekânları arasında yer alan Eski Fransız Yetimhanesi Bahçesi’nde bir basın buluşması düzenlendi.

    İstanbul Bienali tarihinde ilk kez üç yıla yayılan bir yapıyla tasarlanan 18. İstanbul Bienali’nin hazırlık sürecine dair deneyimler, mekân ve sanatçı seçimleri ile kamusal programın ayrıntıları, küratör Christine Tohmé ve İstanbul Bienali Direktörü Kevser Güler’in gerçekleştirdiği söyleşide paylaşıldı.

    Basın buluşmasında, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve2007–2036 yılları arasında bienalin sponsorluğunu üstlenen Koç Holding adına Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç da birer konuşma yaptı.

    Üç Ayaklı Kedi’nin izini süren bienal

    18. İstanbul Bienali, bu yıl alışılmış bienal formatlarının ötesine geçerek, üç yıla yayılan özgün yapısıyla sanatseverlerle buluşuyor. Küratör Christine Tohmé tarafından Üç Ayaklı Kedi başlığıyla kurgulanan bienalin ilk ayağı, 20 Eylül – 23 Kasım 2025 tarihleri arasında, İstanbul’un Beyoğlu Karaköy hattında yer alan 8 farklı mekânda bienal sponsoru Koç Holding’in katkılarıyla ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

    Bienalin ilk ayağına davet edilen 47 sanatçı;atölye ziyaretleri ile sanatçı buluşmalarının yapıldığı ve 31 Ekim–15 Aralık 2024 tarihleri arasındaki açık çağrıya gelen dosyaların değerlendirildiği kapsamlı bir araştırma sürecinin sonucunda belirlendi.

    Açık çağrı süreci, 18. İstanbul Bienali’nin küratoryal araştırma sürecinin en önemli adımlarından biri oldu. Küratör Christine Tohmé üç ay boyunca 105 ülkeden yaklaşık 1.500 sanatçının başvurusunu inceledi ve ardından serginin kavramsal çerçevesiyle örtüştüğünü düşündüğü isimlerle görüşmeler yaptı.

    Bienalin ikinci ayağı 2026 yılında İstanbul Bienali Akademisi’nin kurulması ve sanat inisiyatiflerinin katılımıyla düzenlenecek kamusal programlarla devam edecek. Bienal 2027’deki üçüncü ve son ayağı kapsamında gerçekleştirilecek atölyeler, performanslar ve nihai bir sergiyle tamamlanacak.

    18. İstanbul Bienali mekânları ve sanatçıları

    İstanbul Bienali’nin bu edisyonunda sergi mekânlarının seçiminde belirleyici unsurlardan biri fiziki yakınlık oldu. Beyoğlu-Karaköy hattında konumlanan sekiz sergi mekânı ziyaretçileri, bienali yürüyerek keşfetmeye davet ediyor. Bu sayede ziyaretçiler, ulaşım zorluklarıyla karşılaşmadan sergiler arasında özgürce dolaşabiliyor; yol boyunca molalar vererek şehrin dokusuyla ve sergiyle bütüncül bir deneyim kurabiliyorlar.

    Elhamra Han

    İstiklal Caddesi’nde 1827 yılında şehrin ilk tiyatro salonlarından biri olarak inşa edilen Elhamra Han’ın ikinci katında bulunan iki daire 18. İstanbul Bienali kapsamında ilk kez sergi mekânı olarak kullanılıyor.

    Sanatçılar: Mona Benyamin, Şafak Şule Kemancı, Jagdeep Raina, Riar Rizaldi, Lara Saab, Natasha Tontey, Sevil Tunaboylu

    Eski Fransız Yetimhanesi Bahçesi

    Eski Fransız Yetimhanesi Bahçesi 1869 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Aziz Vincent de Paul’ün Yardımsever Kızları Cemiyeti’ne yetimhane olarak kullanılması şartıyla tahsis edilmiş ve 1937 yılına kadar yetimhane ve ilkokul olarak hizmet vermiş. Artık kullanılmayan binanın bahçesi günümüzde “Tophane Mekân” adıyla kamuya açılmış bir sosyal tesis olarak işlev görüyor. Bahçe 18. İstanbul Bienali kapsamında sanatçı Khalil Rabah’ın yerleştirmesine evsahipliği yapıyor.

    SanatçıKhalil Rabah

    Meclis-i Mebusan 35

    1983 yılında inşa edilen Meclis-i Mebusan Caddesi’ndeki 35 numaralı binanın zemin katı da bu yıl bienal mekânı olarak kullanılıyor. Bina, 2013 ile 2019 yılları arasında şehirlerin geleceğini tasarlamaya yönelik küresel bir kent laboratuvarları ağı olan Studio-X’in İstanbul ayağına evsahipliği yaptı. 2016 ve 2018 yıllarında İstanbul Tasarım Bienali’nin mekânları arasında yer alan bina, bienal kapsamında yeniden canlandırılıyor.

    SanatçılarEva Fàbregas, Pilar Quinteros, VASKOS (Vassilis Noulas & Kostas Tzimoulis)

    Külah Fabrikası

    Bir zamanlar dondurma külahı imalatı yapılan iki katlı, yüksek tavanlı bina; zanaatçı pazarları, sergiler ve konserler gibi çeşitli kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan, dönüşüm geçirmiş bir sanat ve etkileşim alanı olarak 18. İstanbul Bienali’nde yer alıyor.

    SanatçılarDoruntina Kastrati, Claudia Pagès Rabal

    Zihni Han

    Karaköy’de yer alan Zihni Han, 18. İstanbul Bienali kapsamında izleyicilere ilk kez kapılarını açıyor. Bir zamanlar ticaretin kalbinde, İstanbul’u Doğu Akdeniz’e bağlayan liman bölgesinde konumlanan bu beş katlı bina, bienal mekânlarından biri olarak kullanılmak üzere yenilendi.

    SanatçılarAbdullah Al Saadi, Willy Aractingi, Karimah Ashadu, Chen Ching-Yuan, Ian Davis, Celina Eceiza, Pélagie Gbaguidi, Rafik Greiss, Jasleen Kaur, Valentin Noujaïm, Marwan Rechmaoui, Stéphanie Saadé, Sara Sadik, Sohail Salem, Elif Saydam, Selma Selman

    Galeri 77

    Karaköy’de yer alan ve eskiden bir depo olarak hizmet veren bu dört katlı binanın tamamı 18. İstanbul Bienali’nde sergi alanı olarak kullanılıyor.

    SanatçılarHaig Aivazian, Ola Hassanain, Mona Marzouk, Dilek Winchester

    Muradiye Han

    Tamamlandığı 1914 yılından itibaren Karaköy ticaret hayatında önemli bir yer tutan bina, İstanbul’un işgali sırasında Fransız askeri güçleri tarafından kullanılmış ve Muradiye Karakolu olarak anılmaya başlamış. 2021 yılında restorasyon gören binanın zemin katında bienal kapsamında bir yerleştirme sergileniyor.

    SanatçıAna Alenso

    Galata Rum Okulu

    1885’te inşa edilen ve resmi olarak 1910 yılından 1988 yılına kadar Galata’daki Rum cemaatine eğitim kurumu olarak hizmet veren bina, 2012 yılında bir kültür-sanat mekânı olarak yeniden işlevlendirildi. İstanbul Tasarım Bienali’ne (2012, 2014, 2016), İstanbul Bienali’nin geçmiş edisyonlarından birkaçına (2013, 2015, 2017) ve çeşitli sergilere evsahipliği yapan okul, 2019–2023 arasında geçirdiği kapsamlı restorasyonun ardından bu yıl yeniden bienal mekânları arasına katılıyor.

    SanatçılarNolan Oswald Dennis, İpek Duben, Ali Eyal, Simone Fattal, Lou Fauroux, Lungiswa Gqunta, Kongkee, Seta Manoukian, Merve Mepa, Naomi Rincón-Gallardo, Ana Vaz, Akram Zaatari, Ayman Zedani