Merve Şendil’in “Sadece Bir Rüyaydı” başlıklı kişisel sergisi 30 Mayıs’a kadar Troya Müzesi’nde gerçekleşiyor. Resim, çizim, fotoğraf, video ve metin temelli işlerden oluşan sergi, Troya’nın mitolojik ve tarihsel katmanlarından yola çıkarak rüya, hafıza ve zaman arasındaki geçirgen ilişkileri araştırıyor. Serginin küratörlüğünü Ceren Erdem üstleniyor.
Mitlerin, anlatıların ve hayal gücünün iç içe geçtiği Troya, daha en başından rüya ile felaket, kehanet ile tarih arasında kurulan kırılgan bir eşikte var olur. Antik anlatılarda Kraliçe Hekabe’nin rüyasında gördüğü alevli meşale, kentin kaderini önceden haber veren bir işaret olarak bu belirsizliği simgeler. Merve ŞENDİL’in sergisi de tam bu eşikte konumlanıyor; sanatçının yağlı boya ve pastel bulut resimleri, onun “tarihin gaz hâli” olarak tanımladığı bir durumu görünür kılıyor. Bu işler, henüz toprağa çökmemiş anlatı ve hafıza parçalarını çağrıştırarak geçmişi sabit bir kronolojiden ziyade, sürekli dönüşen ve hareket hâlinde bir oluş olarak düşünmeye davet ediyor.
Sergide yer alan video işi ise sanatçının yazdığı bir şiirin bulutların arasında kısa süreliğine belirmesiyle izleyiciyi yön duygusunun kaybolduğu bir atmosferde karşılıyor. Bu geçici görünümün ardından, The Memory of a Walk adlı çalışmada, sanatçının uzun bir arayışın ardından fotoğrafladığı tek bir ağaç görüntüsü yer alıyor. Fotoğraf, sanatçının kendi bedeniyle aynı ölçekte basılarak bir otoportre niteliği kazanıyor.
Ayrıca boncuk ve dantel teknikleriyle üretilmiş metin temelli işler, dilin maddi ve zamansal boyutlarını görünür kılarak rüya ile gerçeklik arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olabileceğini hatırlatıyor. İzleyici, Troya’nın tarihsel ve mitolojik katmanları arasında dolaşırken, rüyanın yalnızca bir kaçış değil, gerçekliği algılamanın başka bir yolu olabileceğini deneyimliyor.
Küratörlüğünü Ceren Erdem’in üstlendiği “Sadece Bir Rüyaydı” sergisi, 30 Mayıs 2026 tarihine kadar Troya Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

Yorum bırakın