• NODUL Almanak 2024 yayımlandı

    Türkiye’de kültür, sanat ve edebiyat dünyasındaki gelişmelerin izini süren NODUL Almanak, 2024 yılının verimlerinin işlendiği ikinci sayısında farklı disiplinleri bir araya getirmeye devam ediyor. Edebiyattan çağdaş sanata, tiyatrodan tarihe, karikatürden sinemaya, müzikten spora kadar birçok disiplinde yıl boyu öne çıkan meseleleri, tartışma ve gelişmeleri merkezine alan NODUL Almanak, bugünün arşivini tutma iddiasıyla hareket etmeyi sürdürüyor.

    Yayın yönetmenliğini Şaban Özdemir, editörlüğünü Abdullah Ezik’in üstlendiği NODUL Almanak 2024’te Haydar Ergülen, Elvan Kaya Aksarı, Adalet Çavdar, Mustafa Aplay, Mustafa Uçurum, Ayşegül Karayama, Murat Kaymaz, Büşra Tan Ezik, Abdullah Ezik, İlona Baytar, Filiz Ersin, Gizem Tan, Soykan Demir Ünlü, Eser Çalıkuşu, Cânân Kızılırmak, Fatma Zilif, Emel Bilge Çınar, Ayşe Canan Ertuğ, Hâle Öztürk, Ercan Çankaya, Caner Kaya, Ziyaver Şencan, İzel Rozental, Filiz Ersin, Mehmet Yılmaz ve Yahya Kemal Taştan’ın yazıları yer alıyor.

  • Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde “Yan Yana” sergisi

    Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getirdiği “Yan Yana” başlıklı yeni süreli sergisini 10 Temmuz 2026 tarihine dek sanatseverlerle buluşturuyor.

    Müzenin iki katına yayılan sergide, sanatçıların Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserlerinin yanı sıra özel koleksiyonlardan derlenen eserleri farklı temalar etrafında bir araya geliyor. Resimlerin yanı sıra, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler de sergiye eşlik ederek izleyicilere zengin ve katmanlı bir anlatım sunuyor. Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde sanatseverlerle buluşuyor.

    ​“Yan Yana” sergisi yalnızca iki sanatçı çiftin yaşamını ve üretimini aktarmakla kalmıyor; aynı zamanda her bir sanatçının birbirinden farklı, ancak kesişen sanat yolculuklarını da izleyiciye taşıyor. Eren Eyüboğlu ile Melahat Üren’in kendilerine özgü duyarlılıkları, Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Eşref Üren’in anlatımlarıyla bir araya geldiğinde, ortaya yalnızca bir çiftler hikâyesi değil, çok sesli bir sanat tarihi anlatısı çıkıyor. İzleyiciyi hem sanatçı çiftlerin ortak yaşamına hem de dört ayrı sanatçının iç dünyasına davet eden sergi, “yan yana” olmanın; birlikte üretmek, birbirinden beslenmek ve bazen de çeşitli nedenlerle görünmez olan emeği yeniden hatırlamak gibi farklı anlamları üzerine düşündürüyor.

  • Reha Erdem’in “A AY” filmi restore edildi

    Usta yönetmen Reha Erdem’in Locarno, Moskova, Vancouver gibi uluslararası festivallerde büyük beğeni toplayan ilk uzun metrajlı filmi A AY (1989) restore edildi.

    Reha Erdem imzalı A AY, düşleri anımsatan eşsiz dünyası, kendine has zaman-mekân duygusu ve sırrını kolay ele vermeyen hikâyesiyle sinemamızda çok özel bir yere sahip. Eski bir evde kuralcı halası ve hasta dedesinin yanında annesiz büyüyen 11 yaşındaki Yekta’nın hayatından bir bölüm sunan film, yıllar sonra restore edilmiş kopyasıyla MUBI’de yeniden hayat buluyor. Fransa’dan getirtilen 16 mm orijinal negatif filmin restore edilmesiyle ortaya çıkan 2K kalitesindeki yeni sunum, 24 Ekim’den itibaren sinemaseverlerle buluşturacak.

    A AY, Atlas Post Production iş birliğinde, son teknoloji yazılım ve teknikler kullanılarak fiziksel ve dijital restorasyondan geçti. Aslına sadık kalınarak günümüze taşınan ve 4:3 oranındaki orijinal çerçeve oranı muhafaza edilen filmin siyah beyaz dünyasını oluşturan tonlar, yönetmen Reha Erdem ve görüntü yönetmeni Uğur Eruzun’un rehberliğinde elden geçirildi.

  • SAHA Studio 10. Dönem başlıyor

    SAHA’nın görsel sanatçı, küratör ve yazarların bağımsız üretimlerini desteklemek amacıyla 2019’da kurduğu ve bir araştırma, etkileşim ve üretim programı olarak yürüttüğü SAHA Studio, Can Memişoğulları (İstanbul), Suat Öğüt (Amsterdam), Neval Tarım (İstanbul), Gizem Ünlü (İstanbul) ve Mk Yurttaş (İstanbul) ile Temmuz – Aralık 2025 arasındaki 10. dönemine başlıyor.

    Araştırma, üretim ve paylaşım odaklı bir program olan SAHA Studio, 6 ay süren her döneminde konuk sanatçılarına sunduğu kişisel çalışma alanı, şerefiye ve üretim bütçesinin yanı sıra, katılımcılarının yaratıcı süreçlerini zenginleştirmeyi hedefleyen bir program izliyor. Düzenli olarak SAHA’nın ulusal ve uluslararası işbirliği ağlarından sanat profesyonelleri, Küratöryel Program konukları, Seçici-Danışman kurul üyeleri ve geçmiş dönem program sanatçıları ile buluşan sanatçılar ağlarını geliştirirken, projelerine katkı sağlayabilen geribildirimler alıyor.

    Program mekanlarının yer aldığı İMÇ’nin çeşitli sektörlerden zanaatkârları, yaratıcı girişimleri ve farklı sanat disiplinleriyle iç içe geçmiş zengin üretim ortamı, SAHA Studio’nun konuk sanatçılarına yalnızca fiziksel bir mekân değil, aynı zamanda ilham verici ve çok katmanlı bir bağlam sunuyor. Bu çok yönlü etkileşim, sanatçıların projelerini disiplinler arası yaklaşımlarla geliştirmelerine olanak tanıyor. 

    Sanatçılar, dönem boyunca yürüttükleri araştırmaları ve üretim süreçlerini izleyiciyle paylaşma fırsatı bulacakları çeşitli etkinliklere de dahil oluyor. Her dönem olduğu gibi, 10. Dönem kapsamında düzenlenecek olan ara dönem buluşmasının, 18. İstanbul Bienali’nin açılışını takiben eylül ayında gerçekleşmesi planlanıyor. Dönem sonunda, aralık ayında düzenlenecek olan SAHA Studio Açık kapsamında ise tüm dönem boyunca geliştirilen projeler, farklı formatlarda kamuya sunulacak.
    SAHA Studio 10. dönem sanatçılarının süreçleri ve etkinlik takvimiyle ilgili güncel bilgilere SAHA’nın web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden ulaşılabilir.

    Temmuz – Aralık 2025 arasındaki 10. dönem ve Ocak – Haziran 2026 arasındaki 11. dönem için yeni ön jüriyi programın yedi farklı döneminden Özgür Demirci, Gülşah Mursaloğlu, Onur Gökmen, Ali Miharbi, Evrim Kavcar, Merve Kılıçer ve Kıymet Daştan kurarken Seçici ve Danışman Kurul’da sanatçı Gözde İlkin, bağımsız küratör Merve Elveren ve SAHA direktörü Serra Yentürk görev alıyor.

  • Contemporary Istanbul 20. Edisyon

    Türkiye’nin uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul’un 24–28 Eylül tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenecek 20. edisyonu öncesinde, yeni dönem proje ve etkinlikler Soho House İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

    Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve kurucusu Ali Güreli, Başkan Yardımcısı Rabia Bakıcı Güreli ve ana partner Akbank’ın Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç’un katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, fuarın 20. yılına özel detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıda, bu yıl sergilenecek eserler, katılımcı galeriler, özel projeler, uluslararası iş birlikleri ve fuarın 20 yıllık birikimi üzerine bilgiler verildi.

    Konuşmasına küresel çağdaş sanat dünyasındaki hızlı gelişmeleri anlatarak başlayan Ali Güreli, Art Basel’in bugün 3 kıtada 4 farklı şehirde düzenlendiğini ve 2026 Şubat ayında Katar’da da büyümeye devam edeceğini ifade etti. Frieze’in ise 6 metropole ulaştığını belirtti. Toplamda 350’yi aşkın çağdaş sanat fuarının düzenlendiğini vurgulayan Güreli, Contemporary Istanbul’un ise 2006’daki ilk edisyonuyla bu alandaki rekabete 21. fuar olarak katıldığını hatırlattı.

    20 yıllık süreçte 35 ülkeden 1.600’ü aşkın galeriye, 10.000’den fazla sanatçıya ve 30.000’in üzerinde esere ev sahipliği yaptıklarını dile getiren Güreli, fuarın toplam ziyaretçi sayısının 1,2 milyonu aştığını paylaştı. Küresel çağdaş sanat pazarının ekonomik dalgalanmalara rağmen büyümeyi sürdürdüğünü söyleyen Güreli, 2024’te satış hacmi düşse de işlem sayısının arttığını belirtti. ABD’nin liderliğini sürdürdüğünü, Çin, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’da ise yeni koleksiyonerlerin yükselişte olduğunu ifade etti.

    Güreli, galerilerde temsil edilen sanatçıların yaklaşık üçte birinin kadın olduğunu ve kadın sanatçıların eserlerinin satışlarda yüzde 30-35 oranında paya sahip olduğunu aktardı. Kadın sanatçıların çevrimiçi görünürlüğünün arttığını, özellikle genç koleksiyonerlerin bu sanatçılara ve onları temsil eden galerilere yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. 50 bin dolar altındaki eserlerin en dinamik segment olduğunu söyleyen Güreli, bu segmentte kadın sanatçıların eserlerinin, erkek sanatçılara kıyasla daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti. Ancak buna rağmen, kadın sanatçıların genel temsiliyet oranının hâlâ düşük kaldığını da vurguladı.

    CIF Dialogues 2025

    Contemporary Istanbul Vakfı (CIF), 24–25 Eylül tarihlerinde “Dağılan Koordinatlar: İstanbul ve Değişen Sanat Haritası” başlığıyla CIF Dialogues 2025’i düzenleyecek. The Pavilion, Tersane Hall B’de gerçekleşecek olan panel, önümüzdeki 20 yılın çağdaş sanat deneyimlerini, kurumlarını, sanatçılarını ve üretim tekniklerini tartışmaya açacak.

    Vakfın Sanat Direktörü ve program küratörü Sarp Kerem Yavuz’un hazırladığı etkinlik, ABD’nin Türkiye Diplomatik Temsilciliği partnerliğinde gerçekleşiyor. Guggenheim Onursal Başkanı Jennifer Stockman’ın açılış konuşması ve “Focus: America” temasıyla öne çıkıyor.

    Contemporary Istanbul Vakfı Özel Sunum: Judy Chicago

    Contemporary Istanbul Vakfı, Tersane İstanbul iş birliğiyle bu yılın küratöryel odağı olan, Amerika’nın en önemli feminist sanatçılarından 1939 doğumlu Judy Chicago’nun What if Women Ruled the World eserini Türkiye’de ilk kez sergiliyor. Bu iş birliği, Tersane İstanbul’un kendi kamusal sanat programı kapsamında hayata geçiyor ve uzun vadeli projelerin yanı sıra, Bienal ve Contemporary Istanbul gibi etkinliklerle de kesişerek şehrin kültür takviminde güçlü bir bütünlük yaratıyor. Chicago’nun eseri, 22–28 Eylül tarihleri arasında Tersane İstanbul’da ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. İzleyiciler, eserin yönelttiği sorulara verdikleri yanıtlarla bir sonraki yapıtın parçası olma fırsatına da sahip olacak.

    SIGG Sanat Vakfı Koleksiyon Seçkisi

    Sanat koleksiyonerliği alanında uzun yıllara dayanan deneyimini bağımsız bir yapıya taşıyan Contemporary Istanbul Danışma Üst Kurulu’nun yeni üyesi Pierre Sigg tarafından kurulan Sigg Sanat Vakfı’nın koleksiyon sergisi, CI 20’nin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Koleksiyon, modern ve savaş sonrası dönemden günümüzün genç sanatçılarına uzanıyor; resim üzerinden özellikle geleneksel ve dijital medyanın kesişimine odaklanıyor.

    CI20’ye Katılan Galeriler

    1 Mira Madrid, Madrid, AB GALLERY, Seoul, Amanita, New York, Anna Laudel, Istanbul – Düsseldorf, Art On Istanbul, Istanbul, AWC Contemporary Gallery, Dubai, Bozlu Art Project, Istanbul, Buchmann Galerie, Berlin, BüroSarıgedik, Istanbul, CUT Art, Riga, DG Art Gallery & Project, Istanbul, DIRIMART, Istanbul – London, Ferda Art Platform, Istanbul, Galeria Joan Gaspar, Barcelona, Galeri 77, Istanbul, Galeri Nev Istanbul, Istanbul, Galeri Siyah Beyaz, Ankara, Galerie Esther Woerdehoff, Paris – Geneva, Galerija Fotografija, Ljubljana, Gillian Jason Gallery, London, Heft Gallery, New York, JD Malat Gallery, London – Dubai, Kvalitář Gallery, Prague, Leila Heller Gallery, New York – Dubai, Mark Hachem Gallery, Paris – Beirut, Martch Art Project, Istanbul, Muse Contemporary, Istanbul, OG Gallery, Istanbul, One Arc Gallery, Istanbul, Öktem Aykut, Istanbul, Pedro Cera, Lisbon – Madrid, Pg Art Gallery, Istanbul, Pi Artworks, Istanbul – London, PİLEVNELİ, Istanbul, PİLOT, Istanbul, Piramid Sanat, Istanbul, Pontone / Friedrichs Pontone, New York – London, Revolver Galería, New York – Buenos Aires, Ruzy Gallery, Istanbul, Sevil Dolmacı, Istanbul – Dubai, SIMBART PROJECTS, Istanbul, Summart, Istanbul, TAEX, London, Taksim Sanat, Istanbul, Trafo Gallery, Prague, Villa del Arte Galleries, Barcelona – Amsterdam, Vision Art Platform, Istanbul – London, Wizard Gallery, Milan, x-ist, Istanbul, ZILBERMAN, Istanbul – Berlin.

    Contemporary İstanbul’un 24–28 Eylül 2025 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenecek 20’nci edisyonu özel sergiler ve iş birliklerine ev sahipliği yapacak.