• “Muhteşem Marty” filmi 1 Ocak’ta vizyonda

    Timothée Chalamet’nin başrolünde yer aldığı, Josh Safdie’nin yönettiği Muhteşem Marty, 1 Ocak itibarıyla Başka Sinema dağıtımıyla Türkiye’de vizyona girecek.

    Timothée Chalamet’e filmde Oscar ödüllü Gwyneth Paltrow, genç oyuncu Odessa A’zion, televizyon ve iş dünyasının tanınan ismi Kevin O’Leary, müzisyen ve performans sanatçısı Tyler, the Creator, usta aktör Abel Ferrara ve komedi ikonu Fran Drescher eşlik ediyor. Gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenen film, masa tenisi şampiyonu, şovmen ve girişimci kimlikleriyle tanınan efsanevi figür Marty Reisman’ın (1930–2012) yaşamından ilham alırken; Reisman’ın enerjisini, risk alma tutkusunu ve sınır tanımaz ruhunu özgün bir anlatıya dönüştürüyor.

    Hayalleri kimse tarafından ciddiye alınmayan genç Marty Mauser’ın, “kazanmak” uğruna cehennemi andıran bir yolculuğa çıkışını merkezine alan film, klasik bir başarı hikâyesinin çok ötesine geçiyor. Muhteşem Marty, saygı görmek, kazanmak ve efsane olmak arasındaki bulanık çizgide dolaşan, hırslı ve kışkırtıcı bir karakter portresi sunuyor.

    ​Timothée Chalamet, filmde yalnızca başrolü üstlenmekle kalmıyor; aynı zamanda yapımcılar arasında da yer alarak projeye yaratıcı düzeyde katkı sunuyor. Muhteşem Marty, 91 adaylık elde ederek yılın en çok konuşulan yapımlarından biri oldu.

  • Art On İstanbul’dan iki yeni sergi

    Art On İstanbul, Eli Bensusan’ın “Bir Damlanın Notaları” başlıklı kişisel sergisi ile Fran Aniorte’nin “Celestial” adlı pop-up sergisini 10 Ocak 2026 tarihine kadar izleyicilerle buluşturuyor.

    Eli Bensusan, 20. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen bilim eğitimi kitaplarını kesip yeniden kurgulayarak, bir yağmur damlasının serüvenini mitolojik bir anlatıya dönüştürüyor. Bağlamından koparılan metinleri, sanki yeni bir kitap inşa edercesine farklı bir olay örgüsü içinde yeniden düzenleyen sanatçı, aynı döneme ait buluntu nesnelerle ürettiği asamblaj-heykeller aracılığıyla bu kurgusal evreni izleyiciye açıyor. Zamanla tozlu raflardan kurtarılan kelimeler, görseller ve nesneler; kimi zaman şiirsel, kimi zaman eleştirel, kimi zamansa hicivle beslenen çok katmanlı bir anlatım dili oluşturuyor. Sergiye, müzisyen Arad Musosoğlu’nun bestelediği, Yusuf Hacıalioğlu’nun prodüksiyon katkısıyla hayata geçirilen sesli anlatı ve canlı ses performansı eşlik ediyor. Bu işitsel katman, izleyiciye hikâyenin müzisyenler tarafından yeniden yorumlandığı, deneyimi derinleştiren alternatif bir okuma sunuyor.

    Barselona’dan İstanbul’a uzanan ve miti, doğayı ve hayal gücünü merkezine alan bu yolculukta, Fran Aniorte’nin “Celestial” sergisi izleyiciyi gerçeküstü ve ruhsal alanların keşfine davet ediyor. Seramik, form ve rengin ustalıklı birlikteliğiyle şekillenen eserler; mitolojik kuşları, büyülü manzaraları ve düşsel anlatıları çağrıştırıyor. “Celestial”, sıradan olanın olağanüstüye dönüştüğü, her anın yaşam enerjisiyle titreştiği bir evren kurarak izleyiciyi bu kozmik atmosfere adım atmaya çağırıyor.

  • 21. Köprüde Buluşmalar Kısa Film Atölyesi başvuruları başladı

    14–16 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 21. Köprüde Buluşmalar Kısa Film Atölyesi için başvurular 13 Ocak 2026 tarihine kadar devam ediyor.

    Anadolu Efes’in ana desteğiyle düzenlenen Kısa Film Atölyesi, Türkiye’de kısa film üretimini teşvik etmeyi, genç sinemacılara yaratıcı bir geliştirme zemini sunmayı ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Grup çalışmaları ve birebir görüşmelerden oluşan çok yönlü program, kısa film senaryolarının geliştirilmesine odaklanırken, Türkiye’den ve dünyadan sinemacılar arasında sürdürülebilir bir diyalog kurulmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Atölye aynı zamanda, yönetmen ve yapımcıların projelerinin uluslararası alanda görünürlük kazanmasına olanak tanıyan güçlü bir ağ işlevi görüyor; sinema profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını destekleyen dinamik bir yaratıcı ortam sunuyor.

    Atölyeye, geliştirme aşamasında olan ve süresi en fazla 20 dakika olarak planlanan kısa metraj kurmaca ya da belgesel projelerle başvuru yapılabiliyor. Mart ayı boyunca yoğun bir eğitim sürecinin yürütüleceği programa en fazla dört proje seçilecek.

  • “Angst” 19 Aralık’ta BOA Sahne’de

    Absürt estetikten beslenen bir çağdaş performans Angst, 19 Aralık’ta BOA Sahne’de izleyicilerle buluşacak.

    “Biçimsel olarak Commedia dell’Arte ve çizgi film estetiğinden etkilenen oyunda, çok uzak bir diyarda ve kocaman bir hiçliğin ortasında yaşayan canlılar ‘farklı olan’ın gelmesiyle kaygıyı hatırlarlar. Bu kaygının geçmesi için ‘farklı olan’ın aynılaşması yani yüklerinden kurtulması/unutması gerekir. Bu nedenle ameliyata alınır.

    Oyun boyunca alışıldık anlamlarından arındırılmış nesneler, yeniden kurgulanmış bir dil ve beden hareketleri kullanılır. Bu evrende ne beden tanıdıktır ne dil ne zaman ne de mekân; her şey başka bir gerçekliğin yasalarına göre biçimlenmiştir. Ameliyat sahnesi, baskı, dönüşüm ve uyum sağlama pratiklerinin grotesk bir aynasına dönüşür.

    Başka bir dünyada geçiyor gibi görünse de Angst, yaşadığımız dünyanın görünmez normlarını, dayatmalarını ve ‘aynılaşma’ mekanizmalarını görünür kılar.”

    19 Aralık’ta BOA Sahne’de izleyicilerle buluşmaya hazırlanan Angst oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Chi Art Gallery’den yeni sergi: “Cracks of Innocence”

    Cem Öztürk, Elifko, Meltem Sarıkaya ve Kübra Su Yıldırım’ın eserlerinden oluşan Güneş Salı’nın küratörlüğünü yaptığı “Cracks of Innocence” başlıklı karma sergi 19 Aralık 2025-31 Ocak 2026 tarihleri arasında Chi Art Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.