• “Eşyanın Tabiatı” izleyiciyle buluşuyor

    Mert Turak, gizemli bir iş ilanı üzerinden gelişen sıra dışı hikâyeyi sahneye taşıyor. Turak’ın enerjisi ve güçlü performansı, seyirciyi kahkaha, şaşkınlık ve duygusal anlarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

    Bu yolculukta ona, tiyatro sahnesine ilk kez adım atan Aslıhan Malbora eşlik ediyor. Malbora, Yasemin karakteriyle oyuna taze bir heyecan katarken, Turak’ın ustalığıyla buluşan bu dinamik ikili izleyiciyi büyülüyor.

    Garip bir iş ilanıyla başlayan hikâyede; akıl oyunları, sürprizli etaplar ve gizli amaçlarla dolu bir iş görüşmesine tanıklık edeceksiniz. Her diyalog yeni bir sürpriz, her sahne farklı bir duygu…

    “Eşyanın Tabiatı”: Hem eğlenceli hem düşündürücü bir tiyatro deneyimi.

  • Arter’den yeni program: “Ses için Ayrıcalık”

    Arter, küratörlüğünü Karen Cirillo’nun üstlendiği ve beş uluslararası yapımı bir araya getiren “Ses için Ayrıcalık” başlıklı film programını 17–19 Ekim tarihleri arasında Sevgi Gönül Oditoryumu’nda izleyiciyle buluşturuyor.

    “Ses için Ayrıcalık”, “ses hakkında [görsel] bir film nasıl yapılır?” sorusundan yola çıkarak, ses meraklılarını yalnızca duymaya değil, gerçekten dinlemeye davet ediyor. Programın küratörü, belgesel sinema ve medya antropolojisi alanlarında çalışan küratör ve kültürel iletişim uzmanı Karen Cirillo. Hareketli görüntüde ses genellikle iyi bir filmin tamamlayıcı unsuru olarak görülse de, çoğu zaman bağımsız bir anlatı unsuru olarak göz ardı edilir. Oysa ses, duyusal bir öğe olarak görselin gölgesinde kalan eylemleri, duyguları ve anları daha derin bir düzeyde görünür kılabilir.

    Etnomüzikolog Steven Feld’in sözleriyle, “sonik olan, duygusal derinliğin yankılanan biçimidir.” Bu yaklaşımdan ilham alan “Ses için Ayrıcalık”ta yer alan beş çağdaş film, tıpkı müzisyen Jerfi Aji’nin 2022’de Arter’de gerçekleştirdiği konserin başlığında olduğu gibi, “sesin içinden bakmayı” deniyor. Sirenlerden sesli mesajlara, sinemadaki ses efektlerinden çocukluk kasetlerine, güvelerin uçuştuğu ormanlardan gökyüzünde süzülen dronelara kadar uzanan bu yapımlar, duyusal etnografyanın zengin manzarasına açılıyor. Hem temalarında hem de biçimsel tercihlerinde işitsel olana öncelik veren filmler, yalnızca kulaklarımızı açarak dünyayı nasıl farklı duyumsayabileceğimizi sorguluyor.

    Program, 17 Ekim’de Sam Green’in sesin temel doğasına odaklanan filmi 32 Ses [32 Sounds] ile başlayacak. 18 Ekim’de, Lawrence Abu Hamdan’ın pandemi döneminde Beyrut semalarındaki gürültü kirliliğini konu alan Gökyüzü Günlüğü [Diary of a Sky] ve Anupama Srinivasan ile Anirban Dutta’nın Hindistan–Butan sınırında güvelerin mikrokozmosunu araştıran Noktürnler [Nocturnes] adlı filmleri gösterilecek. 19 Ekim’de ise Aura Satz’ın ses kolajı biçimindeki Önleyici Dinleme [Preemptive Listening] ve Oksana Karpovych’in, Rus askerleriyle aileleri arasındaki kaydedilmiş telefon konuşmalarından oluşan Yakalanan [Intercepted] adlı filmiyle program sona erecek.

  • Ayla Karacabey’in fotoğraf arşivi Salt Araştırma’da

    Salt, mimar Ayla Karacabey’in (1939-2012) arşivini erişime açtı. Çalışmaları Kalebodur desteğiyle yürütülen Salt Araştırma Mimarlık Arşivi’ne eklenen koleksiyonda, Karacabey’in çektiği gezi fotoğrafları öne çıkıyor. 1950’lerden 1980’lere Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, İtalya, Türkiye ile Asya ülkelerine yaptığı seyahatleri belgeleyen fotoğraflar, Karacabey’in mimari gözlemcilik metodunu ve dönemin mimarlık üretimine olan ilgisini de ortaya koyuyor. Koleksiyonu incelemek için: archives.saltresearch.org.

    Ayla Karacabey Hakkında

    Ayla Karacabey, 1939’da Bursa’da doğdu. 1954’te İstanbul Amerikan Kız Koleji’nden mezun olmasının ardından eğitimine Vassar College ve Harvard Üniversitesi’nde devam ederek mimarlık ve kentsel tasarım alanında yüksek lisans derecesini aldı. Kariyerine Marcel Breuer’in mimarlık ofisinde başlayan Karacabey, daha sonra Edward L. Barnes Associates’te çalıştı. 1968’de kendi mimarlık ofisini kurdu. Türkiye’ye döndükten sonra 2005’ten 2012’deki vefatına kadar Yeditepe Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı.

    Salt Araştırma Mimarlık Arşivi

    Salt Araştırma bünyesinde derlenen ve 2 milyonu aşkın belgeyi içeren dijital koleksiyonlar sanat, mimarlık, tasarım, kent, toplum ve ekonomi alanlarını kapsar. Mimarlık Arşivi, 20. yüzyıl Türkiye’sinde mimarlık ve tasarımın gelişimine katkı sunmuş uzmanların mesleki ve kişisel arşivlerinde bulunan eskiz, çizim, yazışma, sözleşme, rapor, harita, fotoğraf, dia, ses kaydı ve video gibi 180.000 belgeyi bir araya getirir.

  • Karin Kneffel’in “Hampstead’de Bir Ev” sergisi Dirimart Londra’da

    Dirimart, Alman sanatçı Karin Kneffel’in Londra’da açılacak üçüncü kişisel sergisi “Hampstead’de Bir Ev”i 9 Ekim-15 Kasım tarihleri arasında sanatseverle buluşturacak.

    Modernist dönemde parçalarına ayrılan akademik resmi ustalıkla yeniden inşa eden hiperrealist kompozisyonlarıyla tanınan Karin Kneffel, eserlerinde temellük ve yabancılaştırma yöntemlerini kullanarak günümüz gerçeklerini çağdaş meselelerle harmanlıyor. Kneffel’in titiz fırça darbeleri, yansımalar ve illüzyonla zenginleşen estetik tecrübeyi derinleştiren görsel katmanlar oluştururken, mevcut politik ve kültürel anlatıları gündelik hayatta nasıl algıladığımız üzerine düşündüren kompozisyonlar kuruyor.

    Sergi, Hampstead’daki modernist mimari simgesi ve Bauhaus tasarım anlayışının nadir İngiliz örneklerinden Isokon Flats’tan esinlenen yeni bir dizi eseri ortaya koyuyor. Mimar Wells Coates tarafından Jack ve Molly Pritchard için tasarlanan Isokon, kentsel yaşam için radikal bir model olarak tasarlandı. Mimari özelliği, Walter Gropius, Marcel Breuer, László Moholy-Nagy, Agatha Christie, Henry Moore ve Barbara Hepworth gibi 20. yüzyılın en etkili düşünür ve yaratıcılarının ilgisini çekti.

    Sergideki eserler bu karakterlerin hafızaları ve üretimleri etrafında şekilleniyor. Sergi, parçalanmış geçmişi zamansız bir sahnede yeniden bir araya getirerek izleyiciyi tarihi yeniden düşünmeye davet ediyor. Hiperrealist, illüzyonist kompozisyonları, arşiv parçalarını kendi imzası olan figürler ve jestlerle yan yana getirerek binanın tarihine ve ünlü ziyaretçilerine fotografik bir bakış sunuyor. Sanatçı, kültürel ve politik tarihlerin nasıl algılandığını düşünmeye teşvik eden kompozisyonları bilinçli olarak seçiyor ve özellikle kadınların göz ardı edilen öykülerine odaklanıyor. Karin Kneffel’in sergileri genellikle ikonik mimari mekânlar keşfeder ve bunları gerçekliği aşmak için bir çerçeve olarak kullanır. Bu sergide sanatçı, sembolik nesneler ve hayalet gibi figürlerle tasvir edilen anıları kullanarak yer, zaman ve algı arasında sahte bağlantılar kuruyor. Sergide büyük ölçekli üzüm ve laleler içeren yeni bir dizi anıtsal natürmort kompozisyon da yer alıyor. Bu eserler, Kneffel’in sanatta dekoratif unsurları uzun süredir sorguladığı yaklaşımını sürdürüyor ve akademik kısıtlamalarla bu tür konuların geleneksel olarak dışlanmasına karşı çıkan kasıtlı bir sanatsal seçim olarak karşımıza çıkıyor. Görkemli natürmortlarının yanı sıra, bir dizi fotoğraf çalışması da sanatçının gerçeklik kavramıyla eğlenceli bir şekilde ilgilenmesini vurguluyor. Bu eserler, illüzyon ve algıyı neşeyle keşfeden sanatçının merak ve hayranlık uyandıran yaklaşımını gösteriyor.

    Sergiyi serigrafi üzerine suluboya resimleri tamamlıyor. Bu eserler, Kneffel’in geçmişteki sanatsal yolculuklarına bir köprü görevi görerek, kariyeri boyunca yankı bulan tema ve motiflerin nüanslı bir şekilde yeniden yorumlanmasına olanak tanıyor. Bu farklı eserler, sanatçının çok yönlü yaklaşımına kapsamlı bir bakış sunarak, teknik becerisini, entelektüel merakını ve sanatsal sınırları zorlamaya olan sarsılmaz bağlılığını sergiliyor.

  • 27. Afife Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu

    Türk tiyatrosunun prestijli ödüllerinden Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 6 Ekim Pazartesi akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Sanat ve iş dünyasını aynı sahnede buluşturan gecede bu yıl 16 dalda ödül verildi. Törenin sunuculuğunu Sena Başdoğan ve Yunus Eski üstlendi.

    27. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde, tiyatro tarihine geçen ustalara takdim edilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü Metin Deniz’in, oyun yazarlarına adanan Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü ise 9/8’lik Kıyamet isimli oyunuyla Şamil Yılmaz’ın oldu. Komedi ya da müzikal dalındaki oyunlara verilen Haldun Dormen Özel Ödülü’ne Afife isimli oyunla Tiyatro Afife&Zorlu PSM layık görülürken, Yapı Kredi Özel Ödülü’nün sahibi ise Mehmet Birkiye oldu.

    Türk tiyatrosunun en prestijli ödüllerinden Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle 27. kez sahiplerini buldu. Bu yıl, Afife ödül heykelciği değişti. Yeni heykellerde işlenmesi zor, sert bir yapıya sahip kalsedon taşı ve pirinç kullanıldı. El yapımı ödül heykelciklerinin üzerinde Afife Jale’nin sureti yer alıyor.

    Çok canlı ve zengin bir tiyatro sezonunu geride bıraktıklarını belirten Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Jüri Başkanı Aslı Yılmaz, şunları söyledi: “Tiyatro; insan ruhunu besleyen, bizi yaşamda nadiren karşılaşabildiğimiz derin duygularla, incelikli kavrayışlarla ve keskin gerçeklerle yüzleştiren bir sihir sanatı. Sahnede ve sahne arkasında bu sihri yaratan tüm sanatçılarımıza şükran borçluyuz. Bu yıl da sahnelerimizde bize ilham veren performanslara tanıklık ettik. Türk tiyatrosunun ayrılmaz parçası olan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde bu performansların yaratıcılarının emeğini alkışladığımız, sanatçılarımızın ve sanatseverlerin tutkusunu paylaştığımız için hem mutlu hem de gururluyuz. Tiyatroseverlere bu zengin sezonu hediye eden tüm sanatçılarımıza ve her sene tüm tiyatro camiasını böyle özel bir gecede buluşturan Yapı Kredi’ye yürekten teşekkür ediyorum. 27 sezondur devam eden Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri vesilesiyle, yolumuzu açtığı için her zaman şükranla andığımız Afife Jale’nin isminin yaşatılmasına katkı sunmaktan gurur duyuyorum. Hep birlikte Afife Jale’yi anmaya ve tiyatronun ışığını daha da parlatmaya devam edeceğiz.”

    Afife Tiyatro Ödülleri kazananları:

    Yılın En Başarılı Hareket Düzeni (Koreografisi): İlyas Odman – Khôra

    Yılın En Başarılı Işık Tasarımı: Yakup Çartık – Medea Material

    Yılın En Başarılı Sahne Müziği: Oğuzhan Balcı – Ağrı Dağı Efsanesi

    Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı: Candan Seda Balaban – Ağrı Dağı Efsanesi

    Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü: Şâmil Yılmaz – 9/8’lik Kıyamet

    Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı: Murat Gülmez – Medea Material

    Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı: Mine Nur Şen – Yıldız

    Haldun Dormen Özel Ödülü: Afife – Tiyatro Afife&Zorlu PSM

    Ödülü Haldun Dormen, Afife’yi canlandıran Demet Evgar‘a verdi.

    Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu: Tekin Ezgütekin – Dublörün Dilemması

    Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu: Deniz Danışoğlu – BFF

    Yapı Kredi Özel Ödülü: Mehmet Birkiye

    Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu: Oğulcan Arman Uslu – 9/8’lik Kıyamet

    Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu: Sükun Işıtan – Medea Material

    Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü – Metin Deniz

    Yılın En Başarılı Yönetmeni: Ayşe Emel Mesci – Medea Material

    Yılın En Başarılı Oyunu: Medea Material