• Yağmursuz Toprakların Şenliği, .artSümer’de

    .artSümer, 1 Kasım – 5 Aralık 2025 tarihleri arasında Eymen Aktel’in “Yağmursuz Toprakların Şenliği” başlıklı ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapacak.

    Aktel’in üretimi, toplumsal düzen, emek ve çoğul yaşam biçimleri etrafında şekillenir. İnsan ve hayvan figürlerini merkeze alan anlatıları, yalnızca doğayı temsil eden sahneler değil; insan-doğa ilişkisini kültürel, politik ve ontolojik boyutlarda tartışmaya açan simgesel araçlar olarak karşımıza çıkar. Bu yaklaşım, doğa ile toplum arasındaki geçirgen sınırları görünür kılar.

    Yağmursuz Toprakların Şenliği, sanatçının üretiminde farklı yönelimlerin izini sürüyor. Bir yanda toplumsal birliktelik, emeğin döngüsü ve kolektif yaşam tahayyülleriyle kurulan sahneler; diğer yanda yaşamın sürdürülmesi, aidiyet ve koruma gibi evrensel anlamlar taşıyan kavramlara odaklanan kompozisyonlar sergide yan yana geliyor. Bu karşılaşma, kitlesel birliktelikten çekirdek aileye kadar, toplumun her katmanında var olan emek, üretkenlik ve verimlilik kavramlarını, sanatçının kendine özgü üslubuyla harmanlıyor.

    Antik dönem estetiği, mitolojik göndermeler ve geleneksel motifler, Aktel’in yapıtlarında tarihsel süreklilik ile bugünün gerçekliği arasında bir köprü kurar. Geçmişin ritüellerini bugünün toplumsal tahayyülleriyle buluşturan bu yaklaşım, sergiyi üretim, dayanışma ve süreklilik kavramları etrafında, dış koşullar ne olursa olsun, insanların bir araya gelerek şen olabilecekleri bir alan oluşturuyor.

  • Zülfü Livaneli’nin yeni romanı “Bekle Beni” ilk ayında 3. baskısıyla 400.000’e ulaştı

    Günümüzün en çok okunan yazarlarından Zülfü Livaneli’nin Can Yayınları etiketiyle yayımlanan, ilk günlerden çoksatar listelerinde birinci sıraya yerleşen yeni romanı Bekle Beni, edebiyatseverlerden yoğun ilgi görmeye devam ediyor. 23 Eylül 2025’te ilk baskısı yayımlanan roman, ilk haftasında ikinci baskıya giderek 250.000 adetlik satışa ulaştı. Eser, ilk ay içinde üçüncü baskısını yaparak toplamda 400.000 adet basıldı.

    Livaneli’nin, “Fırtınalar içinde yitip giden arkadaşlarımıza bir saygı duruşu olarak algılanmalı,” ifadeleriyle tanımladığı roman; aşkı, dostluğu, aile bağını ve özgürlük tutkusunu ince ince örüyor. Bir ülkenin özgürlük yolunda çektiği zorlukların, baskıya karşı girişilen mücadelenin, direnmenin, yalnız bırakılmanın ve dayanışmanın romanı Bekle Beni; edebiyat dünyasında şimdiden kalıcı izler bırakıyor.

    Livaneli’nin eşsiz kaleminden bir aşk ve direniş hikâyesi

    Romanın kahramanları Leyla ile Selim, aşkın coşkusuyla bir hayat kurmak için mücadele ederlerken kendilerini türlü zorluğun, ayrılığın içerisinde bulurlar. Bir yanda birbirlerine kavuşma telaşı, diğer yanda özgürlük mücadelesi onları roman boyunca farklı yerlere sürükler. Aşkları direnişlerini besleyecek, direnişleri de aşklarını güçlendirecektir.

    Polisler Selim’i alıp götürdüler. Gitmeden önce Leyla’ya son bir kez sarıldı, kulağına fısıldadı: ‘Güçlü ol Leyla. Bu da geçecek.’ Ama ikisi de biliyordu ki önlerinde zorlu ve belirsiz günler vardı. Selim’in yokluğu evin her köşesine sinmiş, sessiz bir çığlık gibi Leyla’nın yüreğini dağlıyordu. Her şey bir anda değişmişti, geri dönüşü olmayan bir noktaya gelinmişti, bir uçurumun kenarındaydılar, düşüş başlamıştı.”

  • Selim İleri’nin son romanı “Sen Diye Biri” Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nda 

    Edebiyatımızın usta kalemlerinden Selim İleri’nin okurlarına veda ettiği son romanı Sen Diye Biri, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlandı.

    Bizi geçmişte bir yolculuğa çıkaran roman, 1971 yılına, Cüneyt Arkın ve Selim İleri’yi buluşturan “Günahsızlar” filminin çekimlerine dek uzanıyor. O dönemde Cüneyt Arkın ünlü bir sinema oyuncusu, Selim İleri ise düşlerinin peşinde, genç bir öykücüdür. Film setinde “Neden yalnız oturuyorsunuz?” cümlesiyle başlayan, edebiyatı, sinemayı ve İstanbul’un pek çok mekânını harç eden arkadaşlıkları, çok uzun sürecek bir “yaşam sarartısı” ile sekteye uğrar; elli yıl sonra Cüneyt Arkın’ın televizyon ekranından “Selim’i arıyorum,” diyerek küskünlüğü bitiren çağrısına dek. Arkadaşlıkları yeniden başlamışken Arkın’ın aniden aramızdan ayrılışı ise İleri’yi bu “sayıklamaları” yazmaya itiyor.

    Kitabın editörü Rûken Kızıler, “Kendi içinde yinelemelerle genişleyen bu hikâye –Cüneyt Arkın ve Selim İleri’nin hikâyesi– dikkatli bir okumayı gerektiriyor,” diyor. “Değişen özne yapısı ve bilinçli yanlış hatırlamalarıyla anlatıcı kendi kuşkusunu okura sirayet ettirmek istiyor âdeta. Yazılış tarzıyla koşut bir okuma deneyimi; cümleleri başa dönerek ve anlatılanları not alarak, ancak olayların her zaman yazarın ışık tuttuğu gibi gelişmemiş olabileceğini de bir kenarda tutarak. Selim İleri bu tuzaklı yinelemelerin iplerini başından sonuna sımsıkı tutuyor.”

    İleri, bu eseriyle son bir kez daha hatırlıyor/hatırlatıyor insanlarını. Keskin, acımsı, acımasız içe bakışlar ve yinelemelerle gelen “sayıklamalar” ile okurlarına veda ediyor. 

  • “Fareler ve İnsanlar” oyununun galası gerçekleşti

    Kocaeli Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Fareler ve İnsanlar” oyununun galası Fişekhane sahnesinde yapıldı. Amerikan edebiyatının en dokunaklı dostluk hikâyelerinden biri olan “Fareler ve İnsanlar”ın yeni uyarlamasının ilk kez seyirciyle buluştuğu oyuna ünlü isimler de büyük ilgi gösterdi.

    Gösteri İstanbul’un prodüksiyonuyla, Kocaeli Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Fareler ve İnsanlar” oyununun galası Fişekhane sahnesinde gerçekleştirildi. Amerikan edebiyatının en dokunaklı dostluk hikâyelerinden biri olan “Fareler ve İnsanlar”ın yeni uyarlamasının ilk kez sahnelendiği oyun, seyircinin büyük beğenisini kazandı. Dolu salonda gerçekleşen galanın sonunda oyuncular ayakta alkışlandı.

    Tiyatro sezonunun en iddialı yapımlarından biri olarak konumlanan “Fareler ve İnsanlar”ın Fişekhane’de gerçekleşen galasına Ezo, Burcu Karadağ, Zerrin Arbaş, Tümay Özokur, Gökhan Türkmen, Bengi Bugay, Efter Tunç, Onur Büyüktopçu, Funda İlhan, Lila Gürmen, Gizem Erden

    Çağdaş Onur Öztürk, Ali Barışık, Nihan Büyükağaç, Nuri Karadeniz ve Engin Benli gibi birçok ünlü isim katıldı.

    Aydın Sigalı’nın yönetmenliğinde sahneye konan “Fareler ve İnsanlar”ın oyuncu kadrosunda Erdem Irmak, Volkan Dinç, Erkan Taşdöğen, Aydın Sigalı, Koray Onur, İldeniz Fığlalı, Muzaffer Aksoy, Büşra Özdemir, Yusuf Sırma ve Ömer Murat Kıraslı yer alıyor.

  • Pedro Costa’nın tüm filmleri İstanbul Modern Sinema’da

    İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg A.Ş.’nin katkıları, Portekiz Büyükelçiliği ve Othon Cinema işbirliğiyle Portekizli yönetmen Pedro Costa’nın Türkiye’deki ilk ve en kapsamlı retrospektifini sinemaseverlerle buluşturuyor. 16-26 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek “Pedro Costa Hakkında Her Şey” adlı programda yönetmenin tüm kısa ve uzun metrajlı filmleri gösterilecek.

    Pedro Costa sinemasını keşfetme imkânı sunan retrospektif programı, yönetmenin geleneksel dramatik anlatıdan uzaklaşarak deneysel belgesel ve enstalasyon formlarına uzanan evrimini gözler önüne seriyor. Costa, özellikle Lizbon’un kenar mahallelerinde yaşayan marjinal toplulukların hayatlarını sabırla gözlemleyen, içine çeken ve şiirsel bir anlatımla işleyen filmleriyle dikkat çekiyor. 

    İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan, retrospektif serileri kapsamında Costa’ya yer vermekten duydukları mutluluğu dile getirerek, “Pedro Costa, çağdaş sinemanın en önemli ve radikal auteur’lerinden biri. The Guardian’ın da dediği gibi, o gerçekten ‘sinemanın Samuel Beckett’i.’ Filmlerinde zamanın akışı yavaşlar, gerçeklik ve kurgu iç içe geçer. Costa’nın estetik yaklaşımı, izleyiciyi yalnızca izlemeye değil, deneyimlemeye davet eder” dedi.

    İlk uzun metrajı Kan (O Sangue, 1989), ardından Kemikler (Ossos, 1997) ve Fontainhas üçlemesi—Lav Evi (Casa de Lava, 1994), Gençler Yürüyor (Juventude em Marcha, 2006) ve Vitalina Varela (2019)—ile Costa, ışıksız dar odalarda çektiği uzun planlar, minimal diyaloglar ve toplumsal görsel ayrıntılara gösterdiği özenle kendine özgü bir sinema dili geliştirdi. Bu filmler, zorlayıcı olmalarına rağmen izleyicide bir tür bağımlılık yaratır. Her sahne hem estetik bir deneyim hem de insanlık hallerine dair güçlü bir tanıklık sunar.

    Program detaylarına, https://www.istanbulmodern.org/sinema adresinden ulaşabilirsiniz.