Damla Yücebaş’ın “Yürüyüşler” adlı sergisi, 30 Eylül-2 Kasım 2025 tarihleri arasında
Decollage Art Space’te izleyiciyle buluşuyor. Yeni sanat sezonuna Damla Yücebaş’ın kişisel
sergisiyle başlayacak olan Decollage Art Space, sene boyunca birbirinden farklı disiplin ve
üretim biçimlerinde birçok sanatçıyı ağırlamayı ve açık çağrılarla genç sanatçıları
desteklemeyi planlıyor.
Damla Yücebaş’ın “Yürüyüşler” adlı sergisi, sanatçının lif sanatı ve tekstil yüzeyler üzerine
uyguladığı görsel illüzyona dayalı ipek baskı çalışmalarında, malzemeyle doğrudan kurduğu
diyalogları yansıtıyor. Geçiş anları, kıvrılan, kaybolan, yeniden biçimlenen, bilinmezliğin
getirdiği eşikleri odağına alıyor. “Bilmeme” (not knowing) yaklaşımıyla şekillenen sanat
pratiği, “faydalı boşluk”, “temelsiz düşünme” ve “kendiliğinden oluş” gibi Doğu
felsefelerinden beslenen kavramlarla bağ kuruyor.
Sanatçının lif sanatı ve özgün tekstil baskılar alanında kurduğu görsel dil, teknikten yola
çıkarak bedensel, zihinsel ve materyal bir diyaloğa dönüşüyor. Baskı yüzeyler üzerinde
şekillenen soyut imgeler, yalnızca estetik bir kompozisyon değil; aynı zamanda bir düşünme
pratiği. Her bir yüzey, doku ve baskı, sanatçının malzemeyle birlikte yürüdüğü, yönsüz ama
dikkatli bir keşif rotası olarak beliriyor. Transparan ve opak kumaş yüzeyler üzerine
uygulanan şablon baskı (ipek baskı), video ve ışık yerleştirmeleri, ip ve sünger gibi
malzemeler ile gerçekleştirilen üretimler, belirli performatif bir iznin verilmesi sonucu olarak
ortaya çıkıyor.
“Yürüyüşler” sergisinde, eserlerin yüzeyindeki görsel illüzyon, bir yanılsamadan öte akışın ta
kendisine dönüşüyor. Kobo Abe’nin Kumların Kadını romanında, “aslında kum akmıyor da,
akış kumun ta kendisi” diyen karakter gibi; bu sergi de suyun, zamanın ya da dünyanın
akmadığını; akışın, onların doğası olduğunu söylüyor.
Doğadaki rastlantısallıklar Yücebaş’ın üretimlerindeki bilinmeyene olan sonsuz güvenin bir izi
olarak karşımıza çıkıyor. Yürüyüş burada yalnızca fiziksel bir eylem değil; aynı zamanda bir
varoluş biçimi. Bu güven haliyle sürdürülen “bilmeme”, burada bir eksiklik değil; potansiyel
bir boşluk olarak beliriyor. Yücebaş, bu potansiyelle ilerleyerek, her işi bir sona değil, bir
açıklığa doğru kuruyor. Damla Yücebaş’ın “Yürüyüşler” sergisi seyirciyi yüzeydeki detaylara
olduğu kadar o yüzeylerde saklı olan boşluklara bakmaya da çağırıyor. Bu boşluklar, sabit
biçimlerden sızan akışla doluyor.
sanatalan
sanat için alan
recent posts
- Artists’ Film International ve BIENALSUR İstanbul Modern’de
- Can Göknil’in “Evrende Vals” sergisi Bozlu Art Project’te
- Berna Ay’ın “Bugün Nasıl Uyandım?” sergisi Eldem Sanat Alanı | Fırın’da
- “Yılbaşı Restore Klasikleri” seçkisi Beykoz Kundura’da
- Müze Gazhane’de yeni sergi: “Toz, Yıldızları Gölgede Bıraktığında”
iletişim sanatalaneditor@gmail.com

Yorum bırakın